Zalimler ve Mazlumlar...

İnsanlık tarihinin derinliklerinde günümüze kadar zalimler ve mazlumlar olagelmiştir. Bunlar içinde ençok bahse konu olan Firavundur. Londra müzesinde, mumyalanmadan günümüze kadar gelen secde eder gibi yere kapaklanmış vaziyette cesedi sergilenmekte. Asırlardır bu kadar çok konu edilmesinin altında yatan neden kendisini tanrılaştırarak zalimliği ile meşhur olmasıdır. Öyle ki; “Her Musa’nın bir Firavunu vardır” söylemi, atasözü haline gelmiştir. Zalim ve mazlum hareketi, Habil’e karşı kıskançlık ve haset ile karşı çıkan Kabil’den bu yana devam etmektedir. Zalimlik bir tür ruhsal hastalıktır. Kendini beğenen, kendine hayran ve bir nevi kendine tapınan tiptir. Aynı zamanda “her nefsin gölgesinde bir firavun yatar” O canavarı uyandırmadan kontrol altında tutan insan takdir edilecek insandır.

Devlet gücüne sahip zulüm akla geldiğinde; Nemrutlar ve Firavunlar anılır olur.

Dönemlerinde Devletin başına geçtikten sonra; toplum içinde kabul görmüş saygın kanaat önderlerini işkenceye tabi tutarak zindanlara atmışlardır. Ancak o büyük alim kişiler bu zulümlerden etkilenmeyerek kendi işlerine devam etmişlerdir. Zalimlik bir tür ruhsal hastalıktır. Kendini beğenen, kendine hayran ve bir nevi kendine tapınan tiptir. Aynı zamanda “her nefsin gölgesinde bir firavun yatar” O canavarı uyandırmadan kontrol altında tutan insan takdir edilecek insandır

Zalimler korku ve dehşet salarak halkı sindirmişler, halkın önünde önce kırbaçlatarak bayıltan kişiyi sonra da kılıçla dürterek ayıltırlardı. Maalesef bu korku ve dehşet vermeye yönelik olayları halk ile beraber zamanın bazı alimleri de seyrederler seslerini çıkaramazlardı. Devlet çarkını keyfî kararlarla işleterek bir kişiye/kitleye hakaret edersen zalim olursun. Bir kişi ya da bir kitleyi, uluorta çekiştirmek, onlara iftira atmak, hakaret etmek, haklarında yalan söylemek, haksız yere soruşturmak, zulüm olsun diye tutuklatmak, korku salmak için cezalandırmak zulümdür. İnsanların en temel haklarını gaspetmek, yaptıkları hizmetlere mani olmak devlet zırhına bürünen zulmün en temel alametleridir. Bu suçu işleyen, kim olursa olsun en küçük memurundan en büyük âmirine kadar herkes zalim haline gelir.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın