Yalan Söyleme Hastalığı; Mitomani...

Toplumda da durumu kurtarmak adına veya itibar ve konumumu muhafaza etmek isteyen, psikolojik hasta kişiler yalana müracaat ederler.. Bu sürekli olmuyorsa bir hastalık belirtisi değildir.

Ancak sürekli yalan söyleyen ve söylediği yalana kendisi de inanmaya başladığında; psikolojik mitomani hastalığına yakalanmış demektir. Tıpta bir çeşit dürtü ve kontrol bozukluğu olarak tanımlanan yalan söyleme hastalığı (mitomani) hakkında bilgi veren Dr. Mirvari Özaltay; “Sıradan yalanlar hedefe yönelik, fayda sağlamak veya sorunlardan kaçınmak için söylenirken, patolojik yalanlar genellikle amaçsızdır. Kişi kurguladığı fantastik dünyada yaşamaya başladıysa ve söylediği yalana artık kendi de inanıyorsa patolojik boyuta geçilmiş demektir” dedi.

”Alman doktor Anton Delbruck, ‘Patolojik Yalancılık’ kavramını tanımlayan ilk doktor olarak tanınır. Dr. Delbruck, gözlemlerine dayanarak; Yalan söyleyen bazı hastalarının fazla anormal olduklarını ve onların oranın dışında bırakılıp özel bir kategoride sınıflandırılmalarının gerektiğini söylemiştir. Akabinde yalan söyleme davranışını “pseu-dologia phantastica”(fantastik inanç) olarak tanımlamıştır. ” diye konuşan Psikiyatrist Mirvari Özaltay ”Mitomani” tanı ve tedavi süreçleri hakkında şunları söyledi;

"Mitomani ruhsal bir problem olarak kabul edilir, çünkü gerçekliğin ötesinde bir değerlendirme ve kurgulama süreci söz konusudur. Yalanlar genellikle kolay çürütülebilir hikayelere dayanır, fantastik ve kapsamlı olması ile beraber, ayrıntılı ve karmaşıktır. Çoğunlukla tek amaç, odak noktası olmak. Sıradan yalanın aksine “Patolojik Yalancılık” ta ödül yalancı için içseldir (bilinçli olamayan), diğerinde ise bir beklenti vardır. Bu hastaların genellikle tek amacı vardır, odak noktası olmak. Dikkatleri üzerine çekmek için yoğun bir istek ve arzu duyan kişi bunu başarabilmek adına olayları inanılmayacak derecede büyütmeye, abartmaya, dramatize etmeye başlar. Bunu sağlamak için de mecburen yalana başvurur. Tarihte dikta rejim uygulayıcıları içinde Hitler ve onun propaganda bakanı Goebbels Mitonami hastalığına çarpıcı örnektir."

Goebbels’in Propaganda prensiplerine bir göz atalım;

- Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır. Olmazsa yalana devam edin. Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.

- Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur.

- Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır.

- Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.

,- Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.

- Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.

- Asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin.

- Asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın.

- Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.

- Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.

- Yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.

- Bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halk sunayım.

- Her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın