Türkiye Olumsuzluklar Kıskacında...

Ülkemiz, savaşlar hariç hiçbir döneminde bu derece olumsuzluklar sarmalına girmemişti. Virüs felaketi, hergün başka bir vilayette deprem oluşumları, diğer yandan ekonomik şartların bozulması, işsizler ordusunun 2.5 milyona ulaşması, kısa çalışma ödeneğine mahkum 3.5 milyon kişi, ücretsiz izine çıkarılanlar 1.7 milyon olması, piyasanın son derece durgunluğu, iflasların ve kepenk kapatmalarının çoğalması; nasıl bir kıskaçta olduğumuzun resmini ortaya koyuyor.

Türk milleti bunca olumsuzlukları hak edip etmediğinin muhasebesini yapmak durumundadır. “Ben tok olduktan sonra başkası aç olursa olsun bana ne” şeklinde bir düşünce milli bilinç ile bağdaşmayan bir tavırdır. Felaketlerin dozu artarsa; yalnız açları değil umumu vurur.

Diğer yandan, acaba“ Nasılsanız öyle idare edilirsiniz” Peygamber sözüne göre toplum olarak kendi yanlışlarımızın kurbanı mı oluyoruz? Bunu kendi kendimizi sorgulamak bile bir vatandaşlık bilincinin sonucudur. Zaten çizgiyi nerede aştığımızın farkında olamıyorsak; ekonomiye ve siyasete yön verenlerin de farkında olabilmesi olanaksızdır.

 Bayram da sevgi ve saygı ön planda olması gerekirken, küslerin barışması, önemsiz ihtilafların ortadan kalkması için istişareler gerekirken bu kültürümüzü maalesef yitirmiş durumdayız. Durum böyle olunca siyasiler kendi aralarında birlik beraberliği sağlayamadıklarından bu karanlık günlerden çıkma şansını kaybederek; birbirlerine hakaretler yağdırarak toplumu kamplara bölme tavırları maalesef devam ediyor.

Musibetlerden ders almamak daha büyük felaketlerin davetçisidir diyor; büyüklerimiz…

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın