Tunç Soyer Ekmeksiz'i Nasıl Sattı?

Bayrak Medya 12 dernek ve siyasi partinin desteği ile uzun bir mücadeleden sonra Ekmeksiz Plajının halkın hizmetine açılmasını sağlamıştı.

Plaj açılır açılmaz bir çöplük tezgahı kuruldu ama Bayrak Medya dikatli haberciliği ile bu oyunu bozdu.

Sonra Ekmeksiz'i cayır cayır yaktılar.

Ormanımızı yaktılar...

Arabalarımızı yaktılar...

Canlarımızı, hayvancıklarımızı yaktılar...

Geleceğimizi yaktılar...

Peki niye yaktılar...

Tunç Soyer Seferihisar Belediye Başkanlığı döneminde Ekmeksiz'i satışa çıkarttı. İlk müşteri İngilizler oldu. Peşinden İsveçliler geldi. İsveçliler geldi.

Tunç Soyer'in belediye başkanlığı odasında pazarlık yapıldı, rakamda anlaşma sağlandı, rakam "yok pahasına" denecek seviyeye çekildi, tam imzalara geçilecekti ki Tunç Soyer kendi şartını da söyledi;

"Bana da açıktan birbuçuk milyon euro vereceksiniz" dedi.

Tercüman Tunç Soyer'in bu sözlerini tercüme eder etmez İsveçli Ekibin Başkanı ayağa kalktı, Tunç Soyer'in masasının yanına geldi, masaya bir yumruk atarak "Biz dürüst bir milletiz. Asla rüşvet vermeyiz. Bu alış veriş burada bitmiştir" dedi ve ekibiyle birlikte Tunç Soyer'in odasını terk etti.

Sayın Soyer yazdıklarıma yalan diyorsa pazarlığın yapıldığı anda yanınızda olan en az iki kişinin beyanatlarını yayınlarım yani.

Şimdi Seferihisarımızın gururuyla oynandığına mı yanalım, bir İsveçli'nin TC mizi temsil eden bir masaya yumruk atışına mı üzülelim bilemiyorum.

İsveçlilerle iş bozulmuş, Ekmeksiz satılamamıştı. 

Bir süre sonra zamanın CHP Milletvekili Musa Çam, yatırım yapmak isteyen Kazakları Seferihisar'a gönderdi. Seferihisar'da bir emlakçı Kazaklara 188 dönümlük bir otel arazisi gösterdi ama Kazaklar burayı beğenmediler. Onlar otelden öte lüks villalar yapabilecekleri, etrafı çevrilmiş, özellikle Türkler'in sokulmayacağı bir yer arıyorlardı.

Ekmeksiz bunun için biçilmiş kaftandı. Tunç Soyer olayı duydu ve vakit kaybetmeden Kazaklarla iletişim kurdu, otel ve butik otel yapılmak üzere Ekmeksiz'i Kazaklara yok fiyatına sattı. 

Tabi kendisi için bir şeyler koparmıştı Kazaklar'dan. Hem de yüklüce bir şeyler. Vebali günahı söyleyenlerin boynuna...

Satış işlemi yine Tunç Soyer'in kurdurduğu iki adet paravan şirketin katıldığı ihale ile Ekmeksiz'i Kazaklar'a teslim etti.

İhale şartnamesinde Ekmeksiz sınırları içeresinde bulunan 3 kral mezarının etrafının cemekan ile kapatılması koşulu vardı ama Kazaklar bu kral mezarlarından bir tanesinin üzerine villa bile yaptılar. Oysa Hamit Nişancı döneminde bu mezarın etrafı açılmış, görünür ve korunur biçime getirilmişti.

Bir rivayete göre Kazakların üzerine villa yaptığı kral mezarında yapılan bir çalışma da görev yapan kepçecinin her ne olduysa bir gecede pılısını pırtısını toplayarak terki diyar ettiği söyleniyor. 

Ekmeksiz SİT Alanıdır. Yani üzerine villa konut yapılamaz. Ama Kazaklar Ekmeksiz'i öyle bir hale getirdiler ki akıllara zarar.

Önce bir otel yaptılar. Buda yetmiyormuş gibi SİT Alanının üzerine denizin içine bir iskele kondurdular. Peşinden bir tanesi 5 dönüm arazi üzerinde olan ve çatısına aynı anda 3 tane helikopter inebilen bir villa olmak üzere otuzun üzerinde villa yaptılar. Villalar butik otel olarak yapıldı ancak imar affından hepsi yararlandırılarak konuta çevrildi. Aklıma takılan bir soruda yalnız yaşayan bir kadının 5 dönün kapalı alanlı bir villada ne yaptığıdır. Bazen "Acaba içeirye hipodrom yaptıda at mı koşturuyor?" demekten kendimi alamıyorum.

Kazaklar'ın keyfi yerindeydi. Ta ki Orman Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli'nin konuya el atmasına kadar. Edindiğim bilgiyegöre Bakanlık bu villaları yıkıp, plajı halkın tam anlamıyla kullanımına açacağı bilgiside var. 

Ama bana öyle geliyor ki Seferihisar Belediyesi plajın açık kalmasından rahatsız. 4.75 TL. ye maske alan Belediye her ne hikmetse plaja ne bir seyyar WC, nede soyunma kabini koymak için para bulamıyor. Haliyle vatandaş da mecburen ormanlık alanın içine s*ç*yor.

Bir de çok zengin, servetinin hesabını dahi bilmeyen 100 kadar Kazak'ın bu bölgeye yerleşme isteğinde olduğu söylentileri var.

Bakanlığın villaları yıkacağı haberi üzerine önce Akkum Tepelerini, hemen peşinden de Ekmeksiz Plajının üst kısmını yaktılar. Bakın yandı demiyorum. Yaktılar diyorum.

Bazı kişiler bir kadının sigarasını otların arasına attığını, yangının o sigara izmaritinden çıktığını, kadının panik yaparak bağırarak kaçtığını yaymaya, yani yangının çıkış sebebinin yönünü değiştirmeye çalışıyorlar. Mantıken düşündüğünde olmayan ama hikayeye sokulmak isteyen o kadın varsaydı ve sigarasından otlar tutuştuysa ayağı ile bile o ateşi söndürebilirdi. Bu resme baktığımızda da o iddianın tamamen asılsız olduğu, yangının arabaların önündeki alanda simsiyah bir dumanla yangının çıktığını görebiliyoruz. Tecrübelerimize göre bu sim siyah duman kesinlikle benzin ya da mazot dökülerek yakılan çalı çırpıdan çıkar. 

İşin o kısmı ile Emniyetimiz çok sıkı bir şekilde ilgileniyor zaten. Yerdeki ayakkabı izlerine kadar inceleniyor. Mutlaka ama mutlaka bu resim ve diğer deliller çok kısa zamanda çözülecektir, kimsenin şüphesi olmasın.

Yangının ertesi günü Ekmeksiz Seferihisarlılar tarafından tıka basa dolduruldu. Arabalar yine otoparka çekildi. Yol boyuna park edildi. Yani Seferihisarlı vatan toprağına sahip çıktı. "Bu vatan bizim, size kaptırmayız" dedi.

Haydi Seferihisar şimdi sıra yanan bölgeyi Tarım Bakanlığı ile ele ele verip yeniden ağaçlandırmak da.

Bu çakallara Türk'ün gücünü göstermekte...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın