Soylu'nun Yerinde Ben Olsam...

4 Haziran 2020 perşembe günü akşamı, yani Cuma Gecesi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yine geç saatlerde bir açıklama yaparak "Sağlık Bakanlığımızın görüşleri doğrultusunda 6 ve 7 Haziran Cumartesi ve Pazar günleri 14 büyükşehir ve Zonguldak ilimizde sokağa çıkma kısıtlaması uygulama kararı alınmıştır" dedi.

Sağlık Baknı Fahrettin Koca "Ihhhh... Tıhhhh...." dediyse de vatandaş yine sokaklara döküldü, marketlere akın etti, ertesi gün yani Cuma günü sabahın erken saatlerinde pazarlara akın etti.

 

Ve yine sosyal mesafe unutularak omuz omuza alış verişler yapıldı.

Öğlene doğru Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan TV Ekranlarında göründü ve "Benim vatandaşıma kimse zulmedemz. Hafta sonu konulan sokağa çıkma kısıtlamasını iptal ettim." dedi.

Haydi buyur buradan yak...

Bakan "Tehlike geçmedi" diyor, sokağa çıkma yasağı ilan ediyor, Cumhurbaşkanı "Tehlike yok, kimse benim vatandaşıma zulmedemez. İptal ettim" diyor.

Şimdi lütfen dikkat edin...

Cumhurbaşkanının "Kimse" dediği kişi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve dolaylı olarak ses çıkartmayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca...

Cumhurbaşkanının "Vatandaşa zulmettiğini" söylediği bu bakanlar halen görevlerinin başında. 

Demek ki ülkemizde vatandaşa zulmetmek bakanlıktan istifa etmek için yeterli sebep değil.

Azledilmek için de yeterli sebep değil demek ki...

Yani bakanlar kafalarına göre istedikleri zaman vatandaşa zulm edebilirler...

Peki sokağa çıkma kısıtlamasının açıklanmasından, Cumhurbaşkanının "İptal ettim" açıklamasına kadar geçen sürede neler yaşandı?..

İçkili lokanta işleten balık ve etçiler hemen telefona sarıldı. Balıkçısını, kasabını, içki bayisini arayarak verdiği tüm siparişleri iptal etti.

Kasap hemen kargas et alacağı besiciyi aradı, verdiği siparişi iptal ettirdi...

Besici kesimhaneye koştu ve kesilecek hayvanlarını tekrar kamyona yükleyip çiftliğine götürdü...

Restoran sahibi balık siparişini iptal etti.

Balıkçı elinde kalan balıkları satabilmek için çırpınmaya başladı.

Ertesi gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Sokağa çıkma kısıtlamasını iptal ettim" dedi...

Lokantacı tekrar kasabını aradı...

Yeniden sipariş verdi...

Kasap besiciyi aradı...

Besici kamyon parasını et fiyatının üstüne koyacağını söyledi. Çünkü ikinci kez hayvanlarını kesimhaneye götürmek için besici kamyon parası ödeyecekti.

Kasap lokantacıyı aradı "Kamyon parasının bir kısmını senden alırım" dedi.

Lokantacı şiş kebaptan köfteye kadar tüm et yemeklerine kamyon parasını karşılamak için bir iki lira koydu...

Lokantacının balık bulana kadar göbeği çatladı. 10 liraya alaca balığı 15 liraya aldı...

Vatandaş marketleri, pazarı talan etti...

Ve yasak kalktı...

Bir de olayın Devlet yönüne bakalım.

Yasak ilan edilince Polis ve Sağlık Teşkilatı başta olmak üzere korona mücadelesinde görev alan tüm personelin hafta sonu izinleri önce iptal edildi, sonra yeniden konuldu.

Yani Cumurbaşkanı zulm konusunda haklı çıktı. Haklı çıktı ama zulmü yapanı azletmedi...

Olsun "Ben vatandaşıma zulmettirmem" dedi ya...

Şimdi kendimi daha güvende hissediyorum...

En azından vatandaşına zulmettirmeyen bir Cumhurbaşkanımız var diyorum...

Ben İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yerinde olsam hemen istifa ederdim.

Nasıl olsa istifa Cumhurbaşkanından dönüyor..

Ayıbını kapatırdı en azından...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın