Siyasetten Uzak Ayasofya Hakikati...

Ayasofya Vakfiyesi'nde ne yazıyor? Kim neden müzeye çevirdi? Fatih Sultan Mehmed’e ait 1462 tarihli ve 65 metre uzunluğundaki ceylan derisi üzerine yazılmış Ayasofya Camii’nin Arapça Vakfiyesi İslam hukukuna göre vakıf yapmak isteyen şahıs bir vakfiye yazarak Kadıya müracaat eder. Vakıf senedi denilen belge, mahkeme tarafından tescil edilirdi. Vakıf senedine padişah dâhil herkes uymak zorundaydı.

Fatih Sultan Mehmed’e ait 1462 tarihli ve 65 metre uzunluğundaki ceylan derisi üzerine yazılmış Ayasofya Camii’nin Arapça Vakfiyesi de bu metinlerden biri olarak tarihimizde yer alır. Ayasofya ilk olarak ahşap çatılı bazilika tarzında bir kilise olarak I. Konstantin'in oğlu Konstantinus tarafından inşa edilmiş ve bu yapı 360 yılında tamamlanmıştı. Ayasofya'nın kaderi Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesi ile değişti.

Osmanlı Devletinin çöküş sürecine girdiği dönemde İstanbul dahi işgal edilmişti. Bu işgal fazla sürmemiş, hâkimiyet yeniden tesis edilmişti.

Buna mukabil Ayasofya’yı cami olarak muhafaza edebilmek mümkün olmadı. Ayasofya Mustafa Kemal Atatürk'ün emri ve Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye çevrilmiş ve 1 Şubat 1935'de müze olarak, yerli ve yabancı ziyaretçilere açılmıştır. 1936 tarihli tapu senedine göre, Ayasofya "57 pafta, 57 ada, 7. parselde Fatih Sultan Mehmed Vakfı adına Türbe, Akaret, Muvakkithane ve Medreseden oluşan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi" adına tapuludur. Ancak tarihçi Murat Bardakçı Ayasofya Kararnamesi’nin altındaki “K. Atatürk” imzasının gerçek olmadığı görüşünde. Reisicumhur Kemal Atatürk’ün, sözkonusu kararnamenin altındaki imzası “hakiki” değil, “sahte” gibi durmaktadır diyen Bardakçı, Atatürk’ün cumhurbaşkanlığının son senelerindeki Bakanlar Kurulu Kararnameleri’nden bazılarını bizzat imzalamadığı, imza yerine kaşesinin basıldığı bilinmekte ve kullanılan kaşeler Ankara’da muhafaza edilmektedir ama Ayasofya Kararnamesi’nin altındaki imzanın kaşesi, yani fizikî şekildeki mührü de elde değildir; üstelik söylediğim gibi bu imzaya yahut kaşeye başka bir evrakta da rastlayamazsınız… açıklamasında bulunmuştu.

Fatih Sultan Mehmed'in orijinal vakfiyesinin bir kısmı şöyle:

"Eğer bu hayır müesseseleri yıkılacak olursa, ikinci defa, üçüncü defa ila ahir yeniden inşa oluna… Bütün bu şerh ve ta'yin eylediğim şeyler, tesbit edilen şekilde ve vakfiyede yazılı haliyle VAKIF olmuştur; şartları değiştirilemez; kanunları tağyir edilemez; asılları maksatları dışında bir başka hale çevrilemez; tesbit edilen kuralları ve kaideleri eksiltilemez; vakfa herhangi bir şekilde müdahale Allâh'ın diğer haramları gibi haramdır.

Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer'-i şerife aykırı olarak vakıfda tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeri'a-ta ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey taleb ederse, kısaca bâtıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur. Allâh'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti üzerlerine olsun.

Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebediyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun.

Hiç şüphe yok ki, Allâh her şeyi işitir ve her şeyi bilir."

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın