Şiirlerimin Adı Yok...

Her sabah,her akşam
          O pembe yanakların,kiraz dudaklarınla
          Uzun eteğin,örgülü saçlarınla
          Şu kırık dökük tezgahın başında beklerdin.
          Yeni gelin olmalısın...önceleri yoktun burada.
          Sevdiğinle birşeyleri paylaşmak...
          Dişi kuşsun ya...yuvanı yapmak için
          Kendini parçalardın.
          O tazecik,saf güzelliğinle
          Kim bilir ne canlar yakardın...
          Sen bunlardan habersizdin ama
          Ben  anlardım,
          Yoldan gelip geçenlerin iç çekişinden
          Sana yangın olduklarını...ben anlardım.
          O kapkara gözlerinle...yalvarırcasına bakardın
          'Bir kilo elma...almaz mısın?
          Bir tas çorba kaynatayım yuvamda
          Ve mahcup olmayayım
          Akşama kadar sokaklarda bir lokma ekmek için
          Yüreğini ortaya koyan kocama.
          'Günaydın abla...bir kilo elma..?'
          'Yoo...'derdim, 'şimdi eve gitmiyorum.'
          'Dönüşte inşallah!'
          Dönüşte...
          Ben de isterdim dönüşte bir iki kilo bir şeyler almak
          Yolumu bekleyen çocuklarımı sevindirmek...
          Ama Allah kahretsin
          Sanki ben çok mu farklıydım senden?
          Yolumu değiştirirdim çaresiz dönüşte
          Ya da...
          'Bir dahaki sefere' derdim,geçer giderdim.
          Son günlerde kilo mu aldın sen?
          Bana mı öyle geliyor yoksa...
          Aman Tanrım epeydir de ortada yoksun
          Birşey mi oldu sana..?
          Sonra...
          Kucağında minicik bir kız çocuğu
          Kaderine ortak etmişsin daha şimdiden...
          Sonra bir oğlan,
          Ve bir kız daha.
          Ama o pembe yanaklarından eser kalmadı biliyormusun?
          Soluk yemeninin altından görünüyor
          Ak düşmüş saçlarına.
          O kara gözlerde canlar yakmıyor artık
          Hüzünlü bakışlarla.
          Değişmeyen sadece...
          Yaz kış giydiğin...uzun eteğin
          Ve bir de kaderin.
          Artık ellerin de titriyor birşeyleri tartarken,
          Hesap edemiyorsun ne alıp vereceğini.
          Halbuki eskiden...
          Ben kafamda çarpıp bölerken
          Hiç düşünmeden söylerdin kaç para vereceğimi.
          AH zavallı... kanadı kırık kuşum
          Kızlar gelin oldu küçücük yaşlarında
          Yerleri iyiymiş...evlerinde oturup
          Kocaları ne getirirse onu yiyip, onu giyiyorlarmış.
          Gözlerin gülüyor onları anlatırken
          Belli ki mutlusun kızlardan yana.
          Oğlan askerde...üstelik nişanlı
          Dönünce hemen düğün yapmak istermiş
          Çalışman gerek...
          Kolay mı öyle oğlan evermek.
          Yaz günleri bile üşüdüğünü hissediyorum artık
          Hep  ellerin koynunda geziyorsun.
          Yoksa çaresizlikten mi?
          Hiç isyan etmedin mi kaderine...
          Bıkmadın mı bu solgun elmaların başını beklemekten...
          Ya bu kırık dökük tezgahın?
          Vallahi o bıktı artık senden.
          'Ne olur beni kalbin gibi parçala,yak da ısın biraz'
          Der gibi...
          Bakıyor taa...gözlerinin içine.
          Dalgın gözlerinde birkaç damla yaş...
          'Nasıl kıyarım sana...
          Sen de ömrünü vermedin mi bana?
          Sen benimle birlikte gireceksin
          Kara toprağa...'
          Ve susuyorsun,susuyor tezgahın,susuyor gözlerin.
          Yine ortalıkta yoksun günlerdir.
          Sonradan duydum, hastaymışsın
          Köye...büyük kızın yanına gitmişsin, baksın diye...
          Bir daha göremedim seni bu sokakta...
          Çürüdü...gitti
          Solgun elmaların da... tezgahında...
          Şimdi o köşe başı bomboş.
          Kocan da ortalıkda görünmedi senden sonra.
          Bazen unuturum yokluğınu
          Bir kilo elma alasım gelir
          Bakınırım sağa sola... boşuna.
          Özlerim bazen
          O kara gözlü,pembe yanaklı
          Köylü kızını...
          Gözlerim dalar...dalar boşluğa
          Anlarım artık hiç dönmeyeceğini
          Ve anlarım artık...
          Elmalara küstüğümü.

                              AYSEL KOKSAL

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın