Sessiz Ambulanslar Kimi Taşıyor?

Korona ile mücadelede çok şey öğrendik.

Alınan bir çok önlemi kafamızda kendi kendimize çözdük...

Ama bazı problemleri çözemedik.

Mesela korona tehlikesini atlatmamışken neden yasakların birden bire kalktığına aklımız bir türlü ermedi.

Korona ile mücadele sadece sosyal mesafe ve maskeymiş onu da öğrendik.

Ama ne sosyal mesafeye uyduk, ne de maskemizi düzenli taktık.

Hal böyle olunca da korona birden bire patlama yaptı.

Bize söylemiyorlar ama yaşadıklarımızdan koronanın hızla yayıldığını hissediyoruz. 

Mesela korona öncesi ambulanslar hasta almaya öyle bir giderlerdi ki, sirenleri ile yeri göğü inletirlerdi. Trafik lambalarında ek sirenlerini çalar yol vermeyen olursa yüreğini hoplatırdı.

Hele aldığı hastanın durumu ağır ise ambulans gereğini yapar yine sirenlerini çalarak tepe lambasını yakarak hastayı hastaneye yetiştirirdi.

Ama ne olduysa koronadan sonra, hatta yasakların kalmasından sonra oldu diyebiliriz.

Bir bakıyorsun tepe lambası yanan ambulans sessiz sedasız olabildiğince seri şekilde gidiyor.

Personeli tam teşekküllü. 

Çok nadir o da birleri yol vermezse sirenini kısacık çalıyor.

Ve işin garibi hangi evin önüne yanaşsa mutlaka sedye ile bir hasta alıyor. Soranlara verilen cevap hep aynı "Kalp krizi geçirdi" oluyor. 

İyi de bu güne kadar bu kadar çok kalp krizi geçiren olmuyordu. 

Kalp krizi geçiren hastayı almaya giden ambulans sirenleriyle yeri göğü inletiyordu. Dönüşünde siren hengamesi biraz daha fazla oluyordu.

Kalp krizi geçirenlerin ambulansla taşınmasında bir değişiklik mi oldu da biz duymadık?

Sessiz sedasız gelen ambulans, söz de kalp krizi geçiren hastayı alıyor ve sessiz sedasız en kestirme yoldan direk İzmir'de ki bir hastaneye götürüyor.

Bakın siz böyle yapınca, koronalı hasta sayısını sakladıkça vatandaş daha fazla rehavete kapılıyor.

Bir akşam üzeri Ürkmez Sahiline gidin.

Her on kişiden sekizi maskesiz kol kola geziyor.

Akarca sahilinde de durum aynı.

Hele Seferihisar merkezde maske ve sosyal mesafe hak getire.

Sorduğumuzda "Korona vakası 3-5 tane" cevabı alıyoruz.

Bir şeyleri gizlemeyin.

Sığacık'ta 19 korona vakasını duymayan kalmadı.

Sorsan "Sığacık'ta korona yok" diyeceksiniz.

Millet de "Nasıl olsa korona yokmuş" deyip kol kola gezecek, maske takmayacak.

Yazıktır kıymayın bize.

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın