Sen neymişsin be abla?

Aslında bu yazıyı asla yazmak istemezdim.

Ve inanın şu anda vicdanım sızlayarak tuşlara basıyorum.

Biliyorum ki yazdığım her kelimede rahmetli annemim ve babamın kemikleri, mezarlarında sızım sızım sızlıyor.

Ama olay öyle bir hal aldı ki herkese ayrı ayrı anlatmaktansa yazayım, merak eden okusun dedim.

Her şey annemden ve babamdan Samsun'da miras kalan evdeki hissemi Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfına bağoşlamamla başladı.

Soruyorsunuz ya; "Çocukların varken neden mirasını onlara bırakmadın da Mehmetçik Vakfına bağışladın?""

Bakın anlatayım;

Abla demeye artık dilimin varmadığı Aysel Köksal yıllarca annemin ve babamın servetini tırtıkladığı, çalıp çırpıp cebe indirdiği yetmiyormuş gibi şimdi de annemden ve babamdan kalan hisseme el koymak için tezgahlar kuruyor. Ne idiğü belirsiz, saçı tokalı, kulağı küpeli yalan olmasın küçük kız kardeşimim dördüncümü, beşincimi kocası Kaan Öçver ile el ele veriyor ve bundan yaklaşık 25 yıl önce Samsun 19 Mayıs Vergi Dairesinde ki küçük bir vergi borcumu çıkartıyorlar. Hemen babamın ölüm raporunu kapıp vergi dairesine koşuyorlar. 

"Ayhan'ın bu borcuna karşılık babasından kalan hissesine tedbir koyun, borcu biz ödeyelim, hissesini bize devredin" diyorlar.

Akılları fikirleri babamın ve annemin kalan mirasına tek başına konmak olduğu için de yasaları araştırmıyorlar.

Bir de Aysel Köksal'ın 19 Mayıs Vergi Dairesinde günahı bonuna öğrencisimi yoksa başka bir şeyi mi olan Atilla'sı var. Atilla denen bu zevzek hemen haciz işlemlerini yapıyor ve babamdan kalacak olan, kalan demiyorum bakın, kalacak olan diyorum hisseme tedbir koyuyorlar. Henüz tapu üzerime geçmeden mirası ret edip etmeyeceğim bilinmeden miras hisseme Atilla efendi tedbirkoyduruyor. Yasalara baktığınızda böyle bir şeyin imkansız olduğunu göreceksiniz. Bu nasıl öğretmen öğrenci ilişkisi ise Atilla efendi 20 yıla yakın hizmetini yakmayı göze alıyor. Size de pek öğretmen öğrencisi gibi gelmedi değil mi? Sanki biraz daha sıkı fıkı bir ilişki görüntüsü çıktı ortaya.

Yapılan işlem yasal olmadığı için, benim de kalp hastası olmam sebebiyle yıllardır annemin babamın paralarını çalıp çırpıp yuvadan aldığı oğulcuğunu mutlu etmeye çalışan ablamla uğraşmaktansa hakkımı Mehmetçik Vakfına devredip kurtulayım dedim.

PekiAysel, Ayten ve Aydan Köksal'ın yaptıkları bu kadar mı?

Değil tabi ki...

Ve madem başladım hepsini anlatayım, sizler de kimin ne b*k olduğunu anlayın.

Anlatımlar küçükten büyüğe gider değil mi...

Şimdi en küçükleri olan Aydan 2017 yılında Yalova'da annemle babamın üzerine tapulu olan evimizi 173 bin liraya bir zatı muhtereme satıyor. Paranın 113 bin lirasını evin değeri olarak annemin hesabına yatırıyor 60 bin lirasınıda elden alıp sevgili ablacığına getiriyor. Aysel ablacığıda o parayla oğulcuğuna araba alıyor. Ama işin berbat yanı Aydan'a annem ve babam vekalet verirken 61 yaşlarının üzerinde oldukları için alınması gereken akli dengeleri yerindedir raporunu almamışlar. Allah bu gariban kuluna yardım etmiş. Hemen Savcılığa dilekçemi gönderdim ve satışın iptalini istedim. Yalova'da evi 173 bin liraya aldığı halde 113 bin liraya aldım diye yeminler eden alıcı şimdi beni arıyor "Ayhan bey satış iptal oluyor, ben 173 bin liramı kimden alacağım?" diyor. Ulan haysiyetsiz hani sen evi 113 bin liraya almıştın.

Bu yetmez gibi Aydan Köksal Öçver'in kulağı küpeli kocası dünürünün makamını kullanarak üçüncü şahısların ulaşması yasak olan bilgilerimi alıyor ve millete dağıtıyor.

Şimdi karı koca ayrı ayrı suçlardan da olsa beraberce Bodrum Adliyesinde yargılanacaklar. Arada dünür yandı ona yanarım.

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın