Pusudaki İttihatçılar...

 İttihatçılar 1934 yılı sonlarından itibaren Atatürk'ün hastalığının ilerlermesinden fırsat bilerek devleti ele geçirme harekatına geçtiler.

Mustafa Kemal Paşa geri plana çekilmek istenmiş, bir nevi yarı emekli durumuna getirmeye çalışmışlardır. İmparatorluk bakiyesinden bir ulus devlet çıkaracak enerjiye sahip insan olan Atatürk üzerinde hakimiyet kurmak rolüne soyunan ve CHP yi bir örgüt olarak kullanan İsmet İnönü ve Recep Peker ikilisi tarafından uygulanan ve organize edilen plan her geçen gün kendini hissettiriyordu.

Hatta bu ikilinin zaman zaman Atatürk'e şantaj yaptıkları da söylenmektedir. İsviçrede ki konferansa gönderilen Dış İşleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'a Atatürk tarafından talimat verilmiş. Konferansta da Atatürk'ün dediği şekilde karar çıkmış. Bunun üzerine İsmat İnönü de Atatürk'ün yüzüne karşı, kendisinin atlanarak bakanlarıyla direk temas kurulmasında duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş ve memleketi rakı masasından idare ettiğinden yakınmıştır.

"Bu memleket daha ne kadar sarhoş masasından idare edlecek" diye Atatürk'ü suçlamıştır.

Ertesi gün Başbakanlığa Celal Bayar getirilmiş, İnönü ise Heybeli adaya gönderilmiş ve Atatürk ölene kadar bir daha Atatürk ile görüşmemiştir. Uluslararası tarih camiasının önde gelen isimlerinden Kemal Karpat'a göre CHP Genel Sekreteri Recep Peker Kominist Rusya'ya gidip incelemelerde bulunur ve orada Stalin'in Kominist Parti Genel Sekreteri sıfatıyla mutlak hakimiyetinden etkilenerek Türkiyede de buna benzer bir sistem kurulması için çalışmalara başlar.

Stalin'e benzemeye çalışan Peker, 1935 yılında Atatürk'e "Senin CHP kararlarına uyman gerekir." yollu bir tehdit savurur. Hesabı yanlış yapan Peker, Çankaya ekolüne toslar ve istifa ettirilir.

Ancak Atatürk'ün ölümünden sonra İsmet İnönü ve CHP, Peker'i Başbakan olarak atar. Hatırlanacağı gibi Atatürk'ün dairelerden ve paralardan, pullardan resmi kaldırılarak İsmet İnönü'ün resimleri konmuştu. Ayrıca İttihatçıların önünü açan Atatürkün ölümünün hemen ardından Atatürk'ün kapattığı mason locaları serbest bırakmış mal varlığı iade edilmişti.

Günümüz CHP sinde Halâ samimi Atatürkçüler ile, İttihatçıların hakimiyet savaşı devam etmektedir. Ancak İttihatçılar değişik siyasi enstrümanlar kullanarak CHP siz devlete sızma yöntemlerini kullanıyorlar.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın