Pandemi Botoksu...


Nereye baksam aynı yüz. Kalkık burnuyla, dolgulu dudakları… hermes çantasını takmış burberry gözlükleriyle etrafa gülücükler dağıtıyor. Son model arabası ve telefonuyla, kuaför sonrası  avm’nin  yolunu tutuyor. Alışverişin ardından Sturbucksta kahve tadını sadece o biliyor. Telefonu sanki onun uzuvlarından birisi,dudaklarını büzüp  selfie çekmeden gününü bitiremiyor. Artan takipçi sayısı mutluluklarından en önemlisi.
Aslında bu örnek hiç birimiz için yabancı değil. Her gün yüzlercesini etrafımızda gözlemliyoruz. Beğenilme duygusu. İnsan doğasında var olan , önüne geçemediği vazgeçilmezi.
Günümüz dünyasında fiziki görünümünü şekilden şekle sokan aklımın almadığı kitle. Altında yatan psikolojik nedenlerinin  irdelenmesi gereken toplum sorunu. Dünyada olup bitenlere kulaklarını kapatmış, hayata dair duruşu,  ideolojisi olmayan hastalıklı nesil.
Ve yıl  2020 covid 19 adı altında bir virüs bütün dünyayı etkisi altına alıyor. Kitleler halinde ölüm vakaları gerçekleşiyor. Ardından  gelen sosyal hayat kısıtlamaları. ‘’ aman tanrım ne olacak şimdi’’.  Feryadını duyabiliyor musunuz. Pembe dünyası altüst şimdi. Acilden doktor çağırıp, botoksunu yenileyecek kadar gözü dönmüşlük.
Kapitalist  düzenin çarklarından sadece bir tanesi. Bugüne kadar ne yağmur sonrası toprak kokusunu duyumsamış,  ne de çimlere uzanmanın keyfini. Hayatı boyu düşünmemiş tarladaki ne çiftçinin emeğini, ne de avm deki çalışanın çilesini.  Hiç görmemiş ki evine ekmek götüremeyenin gözündeki seli. Merak etmemiş parasızlıktan intihar edenin derdini.
Parası çok, derdi yok ona ne ki yeni dünya düzeninin dengesi…

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın