Musa'nın Bozkurtları...

Rahmetli Alpaslan Türkeş, 1992 yılında İstanbul'daki Yahudi cemaati idarecileri tarafından Balat Sinagogundaki bir törene davet edildi. Türkeş, yardımcısı Rıza Müftüoğlu'nu yanına alarak Balat Sinagoguna gitti, Bu davette neler olduğunu Rıza Müftüoğlun'dan dinleyelim:

Genel Başkanımız şunları söylüyordu;"Biz Türklerin, savaşmadığı milletlerden birisi de Yahudilerdir." Engizisyon mahkemelerinde Müslümanlar ve Yahudiler katledilirken biz Padişah Yıldırım Bayezid döneminde bu iki dinin mağdurlarını gemiler ile Türkiye'ye getirmişiz." "Kanuni Sultan SüleymanYahudileri devlet ricaline dahil etmiştir."

Rahmetli Genel Başkanımız, bu değerlendirmeler ışığında İstanbul'daki Sinagog'a gitmemizi emir buyurdula. Hayırdır efendim, diyerek yüzüne bakınca güldüve şunları söyledi. "Bizi tenkit ederle, aleyhimize konuşurlar diye korkma." Bu sinagog'un açılışında Osmanlı vezirler ve paşalar katıldı.

Merasim bitti, Sinagog'dan ayrılırken bir sürpriz ile karşılaştık. Yaklaşık 50 kadar genç, bozkurt işareti yaparak, Başbuğ Türkeş diye slogan atıyorlardı. Sinagog, adetas MHP mitingine dönmüştü. Genel Başkanımızda bu gençler aynı şekilde bozkurt işareti yaparak cevap veriyordu. Genel Başkana hemen oracıkta "Efendim buraya geleceğinizi kimse bilmiyordu, bugençler nereden haber aldılar.?Bunlar semtinÜlkü Ocaklarının gençleri mi dedim." Yok Rıza bunlar bizimgençlerimiz değil; bunlar Musa'nın Bozkurtları" diye cevap verdi.

Bu gençler Karay ve Hazar Musevi Türklerinin gençleri olduğunu öğrendim. Peki ne oldu? bu Musevi Türklere? Eğer Türk kimliklerini kaybetmemiş olsa idilernerede yaşadıklarından herhalde haberimiz olurdu. İslamı kabul etmeyenTürk kavimleri Türklüklerini de muhafaza edememişlerdir.

 

Konuşma Sonu

Bir mesaj yaz...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın