Maske, Sosyal Mesafe ve Pandemi...

Korona ile mücadelemiz alınan yeni önlemlerle devam ediyor.

Yasaklar yavaş yavaş kaldırılırken halkın rahatça yaşamını sürdürmesi için etkilisi, yetkilisi önlemler alıyor.

Son sokağa çıkma kısıtlamasında gördük ki milletimiz yasakları delebilmek için tüm yolları deniyor.

Bilim insanları bu tedbirlerin alınması için kafalarına göre kararlar almıyorlar. Yarının daha güvenli olması için araştırma yapıp alınacak önlem paketlerini açıklıyorlar.

Demek ki bilim insanları Ramazan Bayramında 81 il ve ilçelerinde sokağa çıkmanın korona salgınını yayacağını anlamışlar ki 4 günlük yasağın konulmasına karar verilmiş. Ama gördük ki arefe gününden başlanarak 4 gün boyunca yasakları delebilmek için elimizden geleni yaptık. Yasakları deldik, selfimizi çektik, sosyal medyada "Bakın bana yasaklar vız geliyor" dercesine paylaştık.

Peki alınan tüm önlemlere rağmen yasakları deldik de ne oldu?

Sağlık Bakanlığının aldığı önlemler kısmen etkisiz kaldı ve 3 rakamlı sayılara düşen günlük hasta sayısı yeniden 4 rakamlı sayılara yükseldi, ölüm oranı arttı.

Şimdi normal yaşama dönmek için yeni adımlar atılıyor.

Kafeteryalar, lokantalar, oteller açılacak, seyahat yasağı kısmende olsa kalkacak. İşyerlerimiz normale dönülmüş gibi çalışmaya başlayacak.

Peki tüm bunlar hayata geçirilirken alınması gereken önlemler alınacak mı?

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Sağlık Baanımız Fahrettin Koca, İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu, hatta ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu her fırsatta vatandaşa çağrıda bulunarak "Maskesiz Sokağa Çıkmayın" dediler.  Hatta maskesiz sokağa çıkanların cezalandırılacağını açıkladılar.

Ama gel gör ki sokaklarımız sanki inadınaymış gibi maskesiz vatandaşlarımızla doldu ve kolluk güçlerimiz bu vatandaşlarımızı sadece uyarmakla yetindiler. Uyarılan vatandaş geçici bir süreliğine maskesini taktı ve "Sıcaktan bunaldım" deyip maskesini tekrar çıkarttı, polis tekrar uyardı, geçici süreliğine maskeler yeniden takıldı.

Vatandaşın sağlığı ile hiç kimsenin oynama hakkı yoktur. Maske takılması bilim insanlarınca şart konmuşsa maske takılacaktır. Maske takmayanlara ceza uygulanacak denildiyse maske takmayanlara ceza uygulanacaktır.

"Vatandaşın ekonomik durumu bozuk, bir de ceza yazıp iyice bozmayalım" düşüncesi yanlıştır. Ceza yazılmayan vatandaş o maskeyi asla devamlı takmayacaktır. Maske takmayan vatandaş ya korona virüsü kapacak ya da yayacaktır.

"Tembihle uslanmayanın hakkıdır tekdir, tekdirle uslanmayanın hakkı kötektir" demekle Atalarımız çok önemli bir konuya parmak basmışlardır. Kolluk kuvvetleri bazı basın mensuplarının basın tanıtma kartlarını incelemekte gösterdikleri titizliği maske takılması konusunda alınması gereken önlemlerde de göstermelidir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan "Maske takmayanlara hukuki işlem yapılacaktır" demişse maskesiz gezen vatandaşa hukuki işlem yapılmak zorundadır. Çünkü Cumhurbaşkanımız "Maske takmayaları uyarın" dememiştir. "Maske takmayanlara ceza yazın" demiştir. Maskesiz vatandaşı uyaran ceza-i işlem yapmayan emre itaatsizlik yapmış demektir.

Peki ya sosyal mesafekonusuna ne diyeceğiz. Marketlerde, pazarlarda maşallah vatandaş omuz omuza alış veriş yapıyor. Bir yandan zabıta, bir yandan polis özellikle pazar yerlerinde sosyal mesafeyi bozanları uyarıp geçiyor. Kısa bir süreliğine sosyal mesafeyi koruyan vatandaş bir müddet sonra tekrar alış verişini omuz omuza yapmaya başlıyor. 

Marketlerde mağaza müdürlerinin önlem alarak maske takılmasını ve sosyal mesafeyi koruması gerekirken ne yazık ki marketlerde alış verişin de omuz omuza yapıldığını, kasa önünde 10 santim aralıklarla kuyrukların oluştuğunu, marketlere sosyal mesafeyi koruyacak müşteri sayısının çok üzerinde vatandaşın alındığını, kapıda önlem alınmadığını, gelen vatandaşın içeride ki yoğunluğu umursamadan marketlere daldığını görüyoruz. Yazdığımız, uyardığımız zaman da açıklama geliyor "Mağaza müdürümüz bu konuda uyarıldı" deniliyor. Mağaza Müdürünüz o konuda uyarıldı ama mağazanızda durum aynı tas aynı hamam misali devam ediyor. 

Neden?

Siz o mağazanın müdürüne göz yumar, o mağazanın müdürünü derhal görevden alıp, yerine bir başkasını atamazsanız sosyal mesafeyi koruyamazsınız. 

"Nasıl olsa sadece ikaz ediliyorum" diyen müdür bildiğini okumaya devam eder.

Ve pandemi yayılmaya, alınan önlemler boşa çıkmaya devam eder.

Alınan önlemler, verilen emirler harfiyen uygulanmadıkça da bu memlekete pandeminin pençesinden kurtulamaz.

Kendi sağlığınızı düşünmüyorsanız lütfen benim ve çocuklarımın, onun ve çocuklarının sağlığını düşünün ve koruyun.

Size denileni yapın lütfen.

Evinde Kal Türkiyem...

Elimde kalma...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın