Kadın Cinayetleri, Tecavüzler ve Tacizler...

Son zamanlarda kadına karşı işlenen cinayetler, tecavüzler ve tacizlerin oluşmasına meydan veren olayların çoğunluğu gayri meşru ikili ilişki yaşayan taraflar arasında cereyan etmekte. Çok nadir olarak da boşanma safhasında olan eşler arasında vuku bulmakta.
Bu istatistik göstermektedir ki; bu çirkin olayların sebebi, yalnızca tek taraflı olmayıp; az veya çok her iki tarafında bu çirkin olaylarda payı olduğudur. Buna bir örnek vermek gerekirse; Ünlü bir sanatçı nın ilişkisinin nasıl sonuç verdiğini görelim.   
Eski eşi Özcan Deniz hakkında uzaklaştırma kararı aldıran Feyza Aktan'ın suç duyurusu dilekçesinden: Polisi ararsan yüzünde sigara söndürürüm.
“Feyza Aktan’ın hamile olduğu dönemde Özcan Deniz, evlenmeden önce bir evlilik sözleşmesi yapmak istedi. Sözleşmede, Aktan’ın evlilik birliğinden doğmuş olan ve doğacak tüm haklarından feragat ettiği, bir katkı payı talep etmeyeceği gibi hükümler yer almaktaydı. 25 Ocak 2018’de Deniz’in, Aktan’ı eski sevgilisi Buse Narcı’yla aldattığı haberleri çıktı. Deniz, evi terk edip arkadaşına giden Aktan’ı tehditle eve getirip kapıyı kilitledi. Aktan kurtulmaya çalıştı, ancak Deniz boğazına yapışarak tokatlar attı ve kafasına vurdu. Hamile olan Aktan’ı karnının üstüne gelecek şekilde yere itekleyen Deniz, ‘Abimdeki silahı alacağım, ikimizi de öldüreceğim’ diyerek oradan ayrıldı.”
Toplum Türk-İslam kültüründen uzaklaştıkça; ahlaki değerleri de erozyona uğruyor. Batının yaşam tarzını kendine örnek alan bir kısım vatandaşımız; kadın şiddet ve tacizlerinin en çok yaşandığı İskandinav ülkelerinin yoluna doğru giderken Türk kimliğini ve yaşam tarzını terk ediyorlar. 
Milletimizin yaşam tarzı konusunu bir de Atamız'dan öğrenelim. "• Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar."
•" Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür."
•" Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.""
•" Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur."
"Giyim şeklimizi aşırılığa vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine göre gelenekleri, kendine has âdetleri, kendine göre milli özellikleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyeti içinde kalabilir. Bunun sonucu şüphesiz ki zarardır."
Atatürk, Muasır Batı Medeniyetini hedef gösterirken; yaşam tarzını, kılık kıyafetini, modasını kast etmemiştir. Batının hukuk anlayışını, bilim  ve teknolijik medeniyetini yakalamayı hedef göstermiştir..
Yine yazımızı Atatürk'ün Konya'da gençlere hitabı ile son verelim;
 "Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak öncelikle biz, kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün çalışma ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır." (M.Kemal Atatürk)

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın