Geldikleri Gibi Gidecekler... M.Kemal Atatürk…

 Bir fark ile geldikleri gibi gidemediler. Eylül ayının başında itibaren Türk ordusunun İzmir’e girmesinin an meselesi olduğu kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Bu haberden sonra Batı Anadolu’da olan bilhassa yabancı uyruklular ülkelerine ait bulabildikleri gemiler ile kenti terk etmeye başladılar. Batı Anadoludaki Rumlar ise, İzmir’e doğru gelerek panik içinde Yunanistan’a adalara kaçmanın imkanlarını arıyorlardı. Kentte ne düzen kalmış ne de asayiş. Korku ve endişe hakimdi. İşte bu nedenle gelişlerindeki şaşaalı görkemli gelişlerine bakılırsa gittiler ama; geldikleri gibi olmadı.

Vaziyetin vahimleşmesini gören Yunan Yüksek Komiseri Stergiadis, 2 Eylül 1922 de Fransız konsolısu Graillet’e imdat amacı ile gider. Yüksek komiser, Yunan ordusunun firar etmekte olduğunun duyulmasından sonra kentte büyük bir nüfus patlamasıyla beraber asayişsizliğinde hakim olduğunu ve bu nedenle asayişi sağlayamayacağını belirtti.

Yüksek komiser, bundan sonra azınlıkların tarafından koruyamayacağını, korumanın Fransız Hükümeti tarafından yapılmasını Fransız konsolostan rica etti. Bunun üzerine Fransız konsolos İzmir’deki itilaf devletleri temsilcilerini toplayarak bu ülkelerden tahliye için savaş gemileri istedi.

Fransız Konsolosluğunda toplantı sürerken Yüksek Komiserlik’de Stergiasdis’in konuğu Ermeni Generali Torkum vardı. Torkum, İzmir’e doğru yaklaşan Türk askerlerine karşı gönüllü toplama konusunda izin istiyor ve anlaşmaya varıyordu. Yüksek Komiser, İzmir’i Türklere teslim etmemek için Torkum’a ihtiyacı olduğunu düşünüyordu.

7 Eylül günü Torkum’un hesapları körfeze düştü. Türk öncü kuvvetleri İzmir’e 32 Km. yakınına kadar yaklaşmıştı. Yunan karargahında çalışanlar ve memurlar kenti terk etmeye başlamışlardı. 8 Eylül de Stergiadis Vilayet Konağının anahtarlarını Fransız Konsolosa teslim ederek Iron Duke savaş gemisi ile arkasına bakmadan İzmir’den kaçıyordu.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın