Evde Kal Kadınım...

Kadınlarımız...

Kahır yumaklarımız...

Evlerimizin mutluluk meşaleleri...

Saçını süpürge edenlerimiz...

Sokakta koruyamadığımız için dayak yiyenimiz, tacize, tecavüze uğrayanımız, öldürülenimiz...

Kadınlarımız...

Her şeyimiz...

Ülkemizin bu zor günlerinde kadınlarımıza yine büyük görevler düşüyor.

Özellikle sokağa çıkma yasaklarında en zor görevi üstleniyorlar.

Evli iseler çocuklarının, eşlerinin, bekar iseler annelerinin, babalarının, kadeşlerinin önünde fırıl fırıl dönmek, onları bu lanet hastalığa karşı korumak, doyurmak, giydirmek için varlar sanki.

Evde ekmek olmaz bir bakarsın kadın hamur yoğurmuş ekmek yapmış, pişirmiş ve ev halkını aç bırakmamış.

Evde yemek olmaz, kadın yoktan var eder ve en azından bir tas çorbayı hanedekilerin önüne koyar...

Sen gider gezersin, O evde oturur ama sen eve gelir gelmez üstünden çıkarttıklarını yıkar, kurutur, ütüler yarına hazır eder...

Ama elinize geçen ilk fırsatta kadınlarımızı ezer, taciz eder, olmadık laf söylersiniz.

Kadınlarımıza sadece 8 Mart Dünya Kadınlar gününde veya Mayıs Haftasının ikinci pazarına denk gelen annelşer gününde değil her gün değer vermemiz gerekir.

Mevcut yasalar ve yeni çıkartılan yasalar kadınlarımızı korumak, onlara sosyal haklarını vermek için yeterli değildir.

Kadınlarımızla ilgili yasalar derhal tek kanun altında toplanmalı ve kadına insanca, özgür yaşama hakkı verilmelidir.

Haydi kadınım,dövülsek de, sövülsek de, horlansak da, tacize ve tecavüze uğraşak da Ülkemizin bu zor günlerinde yine en büyük görev biz kadınlara düşmektedir.

El ele vermek bu zor günleri hep birlikte aşmak zorundayız.

Evde Kal Türkiyem:..

Evde Kal Kadınım...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın