Din ve Bilim... "Bilimsiz Din Kör, Dinsiz Bilim Topaldır"...

İslam dünyasında çok çeşitli kurumlar ve bilimler Emevi ve Abbasiler döneminde gelişmiştir. Bilimin dallara ayrılması Abbasiler zamanında olmuştur. Abbasi halifesi Mansur zamanında; cebir, geometri, mantık ve felsefe dallarında mesafe katedilmiştir.

Emevilr, Abbasiler ve Selçuklular döneminde yapılan araştırmalar ve açılan medreseler sayesinde dünya çapında bilim adamları yetiştirilmiştir. Bu bilim adamları çalışmaları sayesinde ortaya koydukları bilimlerle Batı da meşhur olmuşlar ve bunların yazdıkları eserler Batı da ders kitabı olarak okutulmuştur.

Osmanlı devletini ilk yıllarında bilimsel çalışmalara önem verilmiş Kanuni zamanına gelinceye kadar, araştırmacılar bilim ile dini ilimleri uzlaşı içinde yürütmüşlerdir. Fatih Sultan Mehmet yaptırdığı medresede kelam, felsefe ile beraber bilim derslerinin okutulmasını vakfiyesine yazdırmıştır.

Sonradan gelen nevzuhur cahiller önceki bilim adamlarının çalışmalarını felsefe bilimleri diye kötülemişler ve bilim ve felsefe medreselerden kaldırılmıştır. Yerine, medreselere sofilik adı altında Yunan mistitizminin hikayeleri girmiştir.

Yüce Allah’ın Kur’an daki birçok ayette akıla önem vermiştir. Bir çok olaya dikkat çektikten sonra; “akıl erdiremiyor musunuz?”, “Belki aklınızı çalıştırırsınız.” “keşke aklınızı çalıştırsanız.” Ve “Aklını çalıştıranlar için yer yüzünde ibretler vardır.” “onlar akıllarını çalıştırmıyorlar mı?” “şüphesiz bunda akıllarını çalıştıran toplumlar için deliller vardır.”

Sonrada aklı ve bilimi terk edem Müslümanlar acziyetlerini örtmek için “ Bırakın kafirler dünyayı mamur hale getirsin, biz ahiretimizi mamur hale getirelim” “bir lokma bir hırka” gibi Allah’ın emirlerine aykırı düşünce tarzı ile ahreti kaybedenlerden olmuşlardır.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın