Devlet Yönetimi ve Yönetenler...

Müslüman Devlet ricali, görev sürecinde; halka karşı oldukça cömert, kendisine karşı suç işleyenleri bağışlayan, lüzumsuz  şekilde fazla konuşmayan, fazilet ve hukuka saygılı bir insan olması gerekir diye tarif ediliyor. 
Atatürk'e göre ise; devlet idarecileri konusunda görüşü şöyle; "Gerçekten memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır; açık söylemelidirler. Millet ile, milleti yönetenler çok açık görüşmelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler olduğu gibi ifade olunmalıdır. Yoksa, safsatalar ile milleti aldatmak, onu birbirine düşürmek demektir. İlkemiz, daima  millete karşı gerçekleri ifade olmalıdır. Milleti aydınlatma, bu demektir. Millete gerçeği açıklayanlar, kendilerinin de aldanmadığına emin olmalıdır. "1923 (Gazi ve İnkılâp,)
Devlet'i yönetenlerin görevi denince, vergi toplayan tahsildar, suçluları yakalayan Jandarma, İthalat ve ihracat yapan tüccar ve kar amaçlı şirket yöneten kişiler akla gelmemelidir.
Devlet, Millet içindir.Yani devlet, her konuda vatandaşların sigortası, ekonomik ve sosyal durumuna bakmadan her vatandaşın garantisi ve güvencesidir. Vatandaşın iç ve dış düşmanlarına karşı korunmasını sağlar. Milletin maddi ve manevi yaşamını teminat altına alarak huzur içinde yaşamasını temin ederek birlikve beraberliğni sağlar.
Maalesef bazı dönemlerde idareciler; çıkar çevrelerine direnemeyip yolsuzluk, rüşvet gibi yollara sapmakta ve adam kayırma ve torpilin yaygınlaşması vatandaşın geniş kesimini devletine karşı itimadını sarsmaktadır. Bunu fırsat bilen çıkarcı çevreleri Devlete sızmaları sonucunda siyasi ahlak bozulmakta ve devletin otoritesi ile  güvenirliliği ortadan kalkmaktadır.
Adalet Devletin temel direği olduğu kadar idarecilerin de yönetimin başında kalmaları adil davranmaları ile mümkündür.Toplumun bütün kesimleri arasında  adaleti sağlayamayan  devlet idarecilerinin ömrü kısa olur. Adaletsizliğin uzun müddet  hüküm süren devletler  tarihin derinliklerinde yok olmuşlardır..
Hz.Muhammed buyuruyor; "“Adaletten ayrılan devlet büyüklerinin yüklenmiş bulundukları günahlar kendilerine aittir, Ama onların yaptıkları zulme rıza gösterip, zalim olmaları hususunda meydan verdiğinizden bu masiyete itaatin cezası ise si­ze aittir.”[451]

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın