BİM Müdürü mü, Din Sorgulayıcısı mı?

BİM'de neler oluyor bir türlü anlamıyorum.

Olay Tarihi : 15.05.2020...

Olay Saati : 18.45 civarı...

Olay Yeri : Seferihisar Kapalı Pazar Yeri Karşısında ki BİM Alış Veriş Merkezi..

Konu . Vatandaşın hakkını koruduğum için benim dinsizliğimin tartışılması, vatandaşın bana karşı kışkırtılarak olay çıkartmayı amaçlamak...

Olayın Kahramanları : Ben,  Gariban Bir Kadın, Mağaza Müdürü ve Kasiyer Kadın...

Saat 18.45 suları... BİM AVM'nin kapalı pazar yerindeki şubesine yoğurt almaya gidiyorum. Hani her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır ya, benim yoğurt yiyişimde şimdi yazacağım gibi.

Yoğurdumu alıp kasaya geliyorum.

Benim önümde olan ve kasada ödemesini yapan her halinden sessiz, gariban olduğu anlaşılan bir kadıncağız. Aldığı ürünlerden bir tanesini almaktan vaz geçtiğini söylüyor. Kasiyer "Geçtim bir kere iade almıyorum" diyor. Kadın parasının yetmeyeceğini söylemesi üzerine de kasiyer "Elinde ki para yetiyor. İptal edemem" cevabını veriyor ve ben bir basın mensubu, bırakın basın mensupluğunu bir vatandaş olarak olaya müdahele ediyorum ve kadının almak istemediği ürünü iade alması gerektiğini söylüyorum. Ürün pek satılan bir ürün olmadığından bu sefer kasiyer bana "Siz işinize baksanıza, hangi hakla müdahale ediyorsunuz benim işime" diyor ve tam bu noktada Mağaza Müdürü devreye giriyor.

Olayı kendisine anlatmama bile fırsat vermeden "Ben seni tanıyorum. İnternettete milyonlarca seyredildin" diyor ve ödeme yapmak için sırada bekleyen vatandaşlara dönerek "Bu kim biliyormusunuz? Ezan okunurken alkışlayıp video çeken adam..."

Hoppala...

30 saniyede kadına zorla mal satma olayı benim dinsizliğim öne sürülerek adeta benim linç edilmeme sebep olabilecek bir duruma dönüyor.

Mağaza Müdürü durumu lehine çevirmek için içinde bulunduğumuz mübarek günlerinde feyzinden yararlanma ya çalışıyor ve beni oradakilere "DİNSİZ" olarak, "Ezanı Alkışlayan Kişi Olarak" empoze etmeye çalışıyor. Olayı hepiniz biliyorsunuz ben orada alkışlamaya başladığımda ezan okunmuyor, tekbir getiriliyordu.

Sayın Müdür sen ne ile oyun oynadığının farkındamısın?

Bu mübarek günlerde, vatandaşın korona salgını bunalımına düştüğü bu günlerde olayı nereye getirebileceğini tahmin edebiliyormusun?

Sonra farzet ki ben disizim, ateistim veya Hristiyanım. Yani senin kutsalın bana kutsal değil. 

Bak farzet ki diyorum.

Çünkü ben dini inancı senden kırk kat daha kuvvetli biriyim. En azından haberimizde de yer alan resimlerinizde olduğu gibi çalıştığım mağazanın önünde Mübarek Ramazan Gününde tellendire tellendire sigara içip, milletin yüzüne dumanını üflemiyorum.

Ülkemizin bu zor günlerinde kışkırtıcılık yapıp milleti kutuplara ayıracağınıza adam gibi hizmet verseniz daha iyi olmaz mı sayın müdür...

Bu yazıyı niye yazdım biliyormusun;

Mağazadan çıkarken "Sıkıyorsa yaz da ben sana ne yapıyorum gör" dedin ya onun için yazdım.

Bak benim ki sıkıyormuş yazdım...

Şimdi senin ki sıkıyorsa bildiğini yap Sayın Müdür(!)

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın