Atatürkçüler Bu Kadına Dikkat Edin...

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği diyince aklımıza Atatürk çizgisinde toplumun ve bireylerin huzur ve refahını sağlamak için çalışan bir dernek akla geliyor.

Kaldı ki Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernekleri Atatürk İlke ve İnkilaplarına bağlı olarak çalışıyor. 

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini tüzüğünün 4. maddesinin 1 ve 2. bentleriaynen şöye;

"Çalışma İlkeleri    
Madde  4:
4.1.    Evrensel hukuk ilkeleri, Anayasa ve yasalar doğrultusunda evrensel insan haklarına saygılı; demokratik, laik bir toplum ve sosyal hukuk devleti düzeninin gerçekleştirilmesi, korunması ve geliştirilmesi
4.2.    Bireylerin hukuksal, siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal konumunun geliştirilmesi, tüm insan hakları ve özgürlüklerinden yararlanmalarının sağlanması.

Ve geliyoruz Seferihisar Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin 31 Ağustos günü Seferihisar Marinada düzenlediği mezata.

Mezat Seferihisar ÇağdaşYaşamı Destekleme Derneği adına düzenlenmiş. 

Bayrak Medya ekibi olarak haber değeri taşıyan bu olayı görüntülemek ve haber olarak yayınlamak için  bizde Sığacık Marinaya gidiyoruz.

Çekim Yaptığımız sırada Seferihisar Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyelerinden Z. hanım yanımıza geliyor ve çekim yapmamızı engelliyor.

Bayrak Medya ekibi olarak olayı uzatmıyoruz ve Sığacık Marinayı terk ediyoruz.

Sığacık Marina'dan ayrılmamızdan sonra sağolsun Z. hanım arkamızdan atıp tutuyor.

İşin anlamadığımız kısmı bizim hanım efendi ile bir alıp veremediğimiz yok.

Hatta derneklerini ziyaretlerimizde kendilerine hal hatır sorduğumuz oluyor.

Ama nedense hanım efendi aniden bize cephe alıyor 

Demek ki basından saklanan bir şeyler var.

Dernek Tüzüğünü incelediğinizde neyi sakladıklarını görürsünüz.

Dernek Tüzüğünün 5. Maddesinin 1. bendi bakın ne diyor;

"Madde  5: Dernek amacını gerçekleştirmek için aşağıdaki çalışmaları yapar:
5.1. Atatürk ilke ve devrimlerine tüm yönleriyle sahip çıkmak, onları tanıtmak ve bunların ışığında genç kuşakların bilimsel, çağdaş ve akılcı düşünce içinde yetişmelerini sağlamak;"

Atatürk İlke ve devrimlerine sahip çıkmak Ulu Önder Atatürk'ün "Ulusun Müşterek" sesidir" dediği basına cephe almak değildir.

Biz kısa bir yazı ile olayı kapatıyoruz ve işimize bakıyoruz.

19 Eylül 209 Gaziler Gününde İlçe Kaymakamımıza Vekalet eden Menderes Kaymakamı Bahri Tiryaki,  Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Seferihisar Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Sel, Garnizon Komutanı Levent Aksoy, İYİ Parti İlçe Başkanı Şadiye Aşçıoğlu'nun katıldığı törenlerde Bayrak Medya kurucusu ve Yönetim Kurulu onursal Başkanı Ayhan Köksal roportajlar, çekimler yapıyor ve mülki amirlerle sohpet ediyor.

Hatta Askeri Gazinoda devlet erkanı ile oturup çay içiyor.

Ayhan Köksal tüm bunları yaparken şüpheli olarak görülmüyor.  GBT'sine bakılma ihtiyacı duyulmuyor.

20 Eylül 2019 da yani bu gün Cumhuriyet Meydanında İklim Grevi kapsamında bir eylem daha yapılıyor.

Sivil Toplum Örgütlerinin düzenlediği bu etkinliğe Devlet Erkanından sadece Belediye Başkanımız İsmail Yetişkin ve STK Temsilcileri üyeleri ve kalabalık bir halk topluluğu katılıyor.

Kurucumuz ve Yönetim Kurulu Onursal Başkanımız yine çekim yapıyor. Bir gün önceki etkinlikte de görev yapan, hatta bir ara Ayhan Köksal ile kısa bir sohbet eden bir polis yetkilisi meydanın göbeğinde kendisinden nüfus kağıdını alıyor ve GBT sorgulamasını yapıyor.

Hayret ettiniz değil mi?

Bir gün önce selam verilen bir gazeteci toplumun gözü önünde kimliği alınarak rencide ediliyor. Kariyeri ve prejtijiile oynanıyor. 

GBT'si temiz çıkıncada polis yetkilisi sigara ikram ediyor ve olayı "Bir sigara içtik" seviyesine indirgiyor..

Polis yetkilisine bir şey demiyoruz. 

Bir ihbar almış ve ihbarın gereğini yapmış.

Sonuna kadar haklı...

Ancakkk...

Her ne kadar "Şüphe üzerine bu işlemi yaptım" dese de işin iç yüzü Z. Hanımın çevresine "Koskoca meydan da rezil ettim. Artık Seferihisar'da gezemez" diye kendi reklamını yaparak asılsız ihbar yaptığını da ifşa ediyor.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 271.Maddesi aynen şöyle;

"(1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir."

Asılsız bir ihbar yapılmıştır. Savcılık ihbar yapanın  telefonun konuşmalarından bu ihbarı çıkartacak güçtedir. Polis asılsız ihbar yaparak hem emniyet güçlerini gereksiz yere meşgul eden hem suçsuz birini toplumun gözünde küçük düşürüp rencide ettiren bu şahsı 5237 sayılı TCK'nun 271. maddesi gereği cezalandırılması için savcılığa bildirmek, hakkında suç duyurusunda bulunmak zorundadır.

Gerçi Bayrak Medya olarak biz de bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunacağız ve Kurucumuz ve Yönetim Kurulu Onursal Başkanımızın toplumun önünde rencide ettiren sahte ihbarcının bulunup cezalandırmasını isteyeceğiz.

Zaten konuşmalara bakıldığında suçlu "Ben buradayım" diyor.

Bu kadın gerçek Atatürkçülere iftira atarak Atatürkçüleri bir birine düşüren bir hanım efendidir(!)

Aman dikkat edin.

Haaaa....

Bu arada bir kişi için öğrencilerin yardım kapısı olan bir derneği dışlayacağımızı da zannetmeyin.

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın