Atatürk'ün Silah Arkadaşı İhsan Eryavuz Anlatıyor...

Neden sık sık tarihi olaylara giriyorum. Bunun iki sebebi var. Birincisi hem kendimin tarih bilincini arttıramak hem de bir toplumun dinamosu olan geçmiş tarihi olaylardan ders çıkarmaktır. Tarih dersleri Lise sıralarında bile sıkıcı gelen bir konudur. "Canım geçmiş geçmiştir, beni ne alakadar eder" yaklaşımı ile sıkıcı bulunur.

Dünya'da bir çok tarih bilimci; tarih üzerinde çok önemli uyuarılarda bulunmuştur.

“Tarihi öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar.”

George Santayana “Tarih kendini unutanları affetmez. Kendinden ders alanları ise ödüllendirir”

“Tarih, engin bir erken uyarı sistemidir.”

Norman Cousins Şimdi gelelim konumuza; Meclisin ilk yıllarında mecliste olan endişe herkesin yüzünden ve gözünden okunabiliyordu. "Acaba bu güne kadar yaşatabildiğimiz milli egemenlik müessesi bundan sonra da aynı ruh ve aynı selahiyetle devam edebilecek mi? Yoksa görünüşteki ve konuşmalardaki murad bir demokrasi perdesi arkasında 'diktatör' eli memleklete kendi keyfine göre hükümran mı olacak? Bu suali hemen birçok kimse kendi kendine soruyordu.

Herkesteki bu endişeyi hisseden Gazisöz aldı ve kürsüden, " Muhterem ve aziz arkadaşlarım! Yeni Türkiye devletinin ruhunun esası milli egemenliktir. Bir milletin hakimiyetini müdrik olabilmedi ve onu emniyetle mahfuz tutabilmesi bir takımözel hususlara ve seçkin terbiyeye sahip olmakla ayakta durabilir. Bir memleketin ki; siyasi terbiyesinde, toplumsal terbiyesinde ve vatanperververisinde noksan vardır- öyle bir millet hakimiyeti lüzumu dercede elinde tutamaz.

Efendiler!

Türkiye devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında hükümdar yoktur. 'Diktatör' yoktur. YOKTUR VE OLMAYACAKTIR." dedi. Montesku"Esir ruhlu milletler daima bir gazap verici bulurla. Hak ve hürriyetlerini müdafaa etmeyi bilen milletlerin kurtarıcısı olur."

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın