Atatürk'ü ve Türk Bayrağını Anlamak, Atatürk'ü ve Türk Bayrağını Kullanmak...

İnanın günlerdir elim ayağım titriyor. 

Seferihisar'da, İzmir'de yani gittiğim her yerde, çöp konteynırlarının çevresine, hatta yollara bakamıyorum neredeyse.

Nerede bir Türk Bayraklı, Atatürk İmzalı maskenin çöpe atıldığını görme korkusunu yaşıyorum.

Hangi akıl böyle bir tek kullanımlık maske tasarımı yapmış çözemiyorum.

Atatürkçülük dediğimiz zaman CHP mangalda kül bırakmıyor.

Altı Ok'a bir altı ok daha katıp anlatıyor.

Adamlar çıkıp Atatürk ve İsmet İnönüye "İki Ayyaş" diyince ayağa kalkıyorlar, Ama Atatürk ve İsmet İnönü'yü savunmak için sosyal medyada yazdıkları yazının altına rakı masasında çekilmiş resmini koyuyor. Sorduğun ztatürkçüyüz. Tabi ki rakı içeriz" diye cevap veriyor. "Biz Atatürkçüyüz. Tabi ki rakı içeceğiz" diyor.

Yok kardeşim Atatürkçülük öyle değil işte.

Atatürkçülük her akşam rakı masası kurmak değil.

Beraber savaştığı Mehmetçiğin karnı doymadan bir kaşık çorba bile içmeyen Mustafa Kemal Atatürk savaştığı hangi cephede bir duble rakı içmiştir?

Ben Çanakkale'de 2 dedesini şehit vermiş bir sülalenin kızıyım. Dedelerimin şehit düşene kadar verdikleri savaş dilden dile günümüze kadar gelmiştir. İki dedeminde anılarında Mustafa Kemal Atatürk'ün içki içtiğine dair tek kelime yoktur.

Öyleyse neymiş?

Mustafa Kemal Atatürk senin anlatımına ve yaşantına dayanarak Kurtuluş Savaşımızın 2 Büyük Komutanına trollerin yaptığı yakıştırma gibi "İki Ayyaş" değildir.

Senelerdir her fırsatta Ulu Önder Atatürk'ü ve Türk Bayrağını reklamlarınız da kullandınız.

Tişört bastırdınız, biz bile göğüslerinde taşısınlar diye çocuklarımıza giydirdik, kendimiz göğsümüzde taşımak için kendimiz giydik.

Bandana yaptırıp kafanıza sardınız ses çıkartmadık.

Ama iş tek kullanımlık korona maskesinin üzerine Ulu Önder Atatürk'ün ve Türk Bayrağının resmini basar, milyonlarcasını dağıtırsan sonuçta çöpe gidecek olan bu maske ile Türkiye Cumhuriyet'nin Büyük Millet Meclisinde ki kürsüye çıkar, sanki bir şeylerin mesajını veriyormuş gibi konuşursan ben ayağa kalkarım.

İtiraz ederim.

O maskeyi sana kullandırtmam.

Gerekirse yolda o maskeyi yüzünden alır yüreğimin üstüne koyarım.

Ben ayağa kalkarım unutma ayağa kalkarım...

Çünkü ben ayağa kalkmasam Çanakkale'de bu vatan işin toprağa düşen dedelrim o topraktan ayağa kalkar.

Ve "Bir Mustafa Kemal'e, kanımızla suladığımız Bayrağa sahip çıkamadın" diye yüzüme tükürür.

İşte onun için ben sizin yüzünüze tükürmeden derhal bu hakaretiniz için Türk Milletinden özür dileyin.

"Maskeleri koronadan korunmak için yüzünüze takmanız için değil, korona ile mücadelenin anısına evlerinize asın" diye dağıttık diyin.

Haaaa... bunun yalan olduğunu hepimiz bileceğiz ama her zaman olduğu gibi yine Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Türk Bayrağımızın hatırına doğru söylüyormuşsunuz gibi inanmış gibi görüneceğiz.

Çıkartın o maskeleri yüzünüzden...

Evinizin en nadide köşesine korona salgını anısı gibi asın.

Ben yüzünüze tükürmeden, siz o maskeleri çıkartın en iyisi...

Atatürk hiç bir şeye maske olamaz, yapılamaz...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın