17 Ağustos ve Artçıları...

Üzerinden tamı tamına 21 yıl geçti, memleketi yasa boğan, binlerce vatandaşımızı yitirdiğimiz Marmara Depreminin üzerinden.

Peki biz her yıl 17 Ağustos'ta "17 Ağustos Deprem Anıtlarına" karanfil bırakmaktan başka ne yaptık deprem için?

Deprem uzmanları, her an çok şiddetli bir deprem yaşayacağımızı söyleyip duruyor ama daha çoğumuzun evinde hazır deprem çantası bile yok.

Deprem toplanma alanlarımız ise dev binalarla dolduruldu. AVM'ler, dev gökdelenler yapıldı. 

Olmaz inşallah da büyük bir deprem olursa o gökdelenlerin, dev AVM binalarının yıkılmayacağına kim garanti verebilir?

Tabi ki hiç kimse.

Yalova Çiftlikkö'de evimiz olduğu için depremi bire bir yaşayanlardanım.

Özellikle enkaz kaldırma çalışmalarında bulunmam o günki durumun vahametini görmemi sağlamıştı.

İsrail'den gelen bir arama kurtarma ekibinde ki inşaat mühendisinin "Türkiye'de çimento üretilmiyor mu? Binalarda deniz kumu ve kireç harç olarak kullanılmış. 10'luk demiriniz de yok her halde? Hemen hemen tüm binalarda 8 lik demir kullanılmış." sözlerine verecek cevap bulamamıştım.

Allahtan İsrailli Mühendis bunları İngilizce söylemişti de, "I don't under stand you. Becauze I Don't speak English." " (Sizi anlamıyorum. Çünkü İngilizce bilmiyorum) diyerek yırtmıştım işi.

AKUT dışında bilinsizce yapılan kurtarma çalışmaları ise içler acısıydı.

Belki inanmayacaksınız ama belediye kepçesinin bilinçsizce yıkmaya çalıştığı binada vefat etmiş bir kadının cesedini ikiye böldüğüne bile şahit olmuştum.

Peki aradan geçen 21 yılda ölenleri senede bir gün anmaktan başka ne yaptık?

Devlet olarak her şeye para bulduk ama vatandaşa deprem anında alıp evinden alıp çıkabileceği deprem çantası bile dağıtmadık.

Peki enkaz kaldırma çalışmalarında bize yardım edecek, canlı veya cesedin yerini bulacak kaç tane köpeğimiz var?

Enkaz kaldırmayı kaç kişi biliyor? Kaç kişiyi eğittik?

Peki halen deniz kumu ve kireç karışımı harç ile yapılan binaların yapımını engelleyebildik mi?

Uydurma ÇED raporu veren kaç mühendis yakalandı veya yakalanan kaç mühendis cezalandırıldı. Üç kuruşluk para cezası ile yırtmadılar mı paçayı...

Yani O felaketin üzerinden 21 yıl geçti ama biz yerimizde saymaya devam ediyoruz. 

Hiç bir tedbir almıyor, alamıyoruz.

Ne diyeyim?

17 Ağustos depreminde yaşamını yitirenlere rahmet diliyorum...

Zaten başka da bir şey yapmıyor, yapamıyoruz...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın