Ekmeksiz SİT Alanı Değil mi?

           

Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınan SİT alanı olduğu gerekçesiyle Milli Parklar ve Doğayı Koruma İzmir Şube Müdürlüğünce halkın hizmetine kapatılan, ancak verdiğimiz mücadele sonunda Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin talimatıyla açılan Ekmeksiz Plajının talan edildiği ortaya çıktı.

Seferihisarın tanınmış balıkçılarından İrfan Kozan deniz yoluyla Ekmeksiz Plajına giderek Plajın çeşitli bölgelerden resimlerini çekti. İrfan Kozan'ın çektiği resimlerde Ekmeksiz Plajının birileri tarafından adeta yağmalandığı, tarihi lahitlerin bile üzerine binalar yapıldığı tespit edildi.

Plaj olarak uzun süre halkın kullanımına kapatılan Ekmeksiz plajının SİT Alanı ilan edilmesine rağmen yapılan otele gelen müşterilerin lüks yatlarının kullandığı bir marina haline geldiği saptandı. Ekmeksiz olarak bilinen ve Mlli Parklar ve Doğa Koruma İzmir Şube Müdürlüğünce kapısına zincir vurularak kpatılan Ekmeksiz'in otel müşterileri ve villa sakinleri tarafından yat limanı gibi kullanmaları büyük tepki çekti.

Seferihisar'ın tanınmış balıkçılarından İrfan Kozan Ekmeksiz SİT Alanının denizden resimlerini çekti. Resimlerde Ekmeksiz SİT Alanına yapılan ve inşaat ruhsatı Tunç Soyer döneminde verilmiş olan otelin önüne denize uzanacak biçimde bir iskelenin yapıldığı, iskelenin kafeterya gibi kullanıldığı, otel müşterilerinin milyonluk lüks yatlarını Ekmeksiz SİT Alanına çektikleri, alan üzerinde 30 un üzerinde villa ve kaçak yapının bulunduğu, tarihi lahitlerin bile üzerine binalar yapıldığı belirlenirken otelden denize uzatılan 2 kalın borunun ne işe yaradığı merak konusu oldu. Tahrip edilir gerekçesi ile bir süre vatandaşın girişine kapatılan Ekmeksiz Plajının talan edildiği saptandı.

Bayrak Medya Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Ayhan Köksal Seferihisar'ın tanınmış balıkçılarından İrfan kozan ile Ekmeksiz Paljı konusunda bir röportaj yaptı. Ayhan Köksal'ın yaptığı röportaj aynen şöyle;

Ayhan Köksal : İrfan abi bu gün Ekmeksiz Plajının açıklarında çok güzel resimler çektin. O reimleri anlatırmısın bize?

İrfan Kozan : Tabi ki denizden çok daha farklı plajın görünümü. O bölgeye gittiğim için resimleri çekip bunu bütün halkımın görmesini istedim. Plajın ust kısımları, otele verilen nokta sadece binalardan ibaret değil. Burada Eforya Otelin çamlığın ana giriş yolundan itibaren, otelin bir giriş noktası var. Yani aslında otelin alanı dışında bir iki misli alanı zapt etmiş durumda. Denizde de öyle. Biliyorunuz uç noktalarında borular döşenmiş olan fotoğraflar var. 

Ayhan Köksal : Şimdi resimde 2 tane boru var. O Borular nedir?

İrfan Kozan : Şimdi onun son dönemde öğrendik, onlar deniz suyunu alıp tatlı suya çevirme o bölgede ki ağaçlandırmayı sulama için kullanılıyormuş. Ben onu ilk önce suyu havuza mı basıyorlar diye düşündüm, ama havuza su basılmıyormuş, deniz suyunu tatlı su yapıyorlarmış. Süper zenginlere ait devre mülkmüş burası. O tür makinaları koymak bunlar için sorun değil ama, enteresan olan giriş kapıları tesislerden bir kilometre ileride. Otele ve oradaki binalara ulaşmak için 1 kilometre iledeki güvenlilklerin bulunduğu kapıdan geçmen gerekiyor. O tarafa geçmek için kapısını kırman gerekiyor. O da mümkün değil. Orada genç ve yapılı güvenlikçiler duruyor. Bizi o alakadar etmiyor, bizi alakadar eden, orada otele tahsis eedilmiş 150-200 dönümlük bir alan var gibi gözüküyor. Sadece binalar değil. 

Ayhan Köksal : Villalar da var değil mi?

İrfan Kozan : Tabi tabi... Bunun akabinde birinci sınıf plaj olan bir alanı benim de sizinde daha çok mücadelenizle halkımıza kazandırmış bulunuyoruz. Ben bunun mücadelesini niye verdim. Mesela Tunç Bey dedi ki; "Kale içerisindeki 284 evi turizme açacağım. Bu gün onun 150 si açılmış durumda. Her evde 10 kişi konaklama koysan 1500 kişi eder. Şu anda Sığacık Kale içerisinde bin kişi konaklama vardır. Peki bu insan nerede denize girecekler?

Ayhan Köksal : Ekmeksizin SİT alanı olduğu söyleniyor ama villalar var değil mi arazinin üzerinde? Ayrıyeten bir de hemen otelin önünde iskele yapılmış. 

İrfan Kozan : Evet denizin kenarında bayağı teşekküllü bir iskele var. 

Ayhan Köksal : İskeleyi lokanta ve denize girmek için kullanıyorlar değil mi?

İrfan Kozan: Üst kısmında da gazino gibi bir şey var zaten. Ben onu ayrıyeten fotoğrafladım. Yani tümüyle o alan zaptedilmiş durumda. 

Ayhan Köksal : Evet şimdi bunun mücadelesini başlatacağız. Öncelikle denize uzatılan hortumların ne olduğunu çözeceğiz. Haydi bir tanesinden deniz suyunu çekip temiz su yapıyorsun. Peki diğerini ne için kullanıyorsun onu çözeceğiz. Ayrıyeten o iskeleyi, madem SİT alanı üzerine yapı yapılmıyorsa, bir lahitin üzerine bina yapıldığı söylentileri var. Bunların hepsini ortaya çıkrtacağız. 

İrfan Kozan : O lahitlere camekan yapılacaktı. Oranın inşaat döneminde geçen süreç bir enteresan. Biz Sığacık'ta olduğumuz için nerede ne olduğunu duyuyoruz. Ben o temeller kazılırken kepçenin işi bırakıp gidip memleketinde evler, arabalar aldığını biliyorum. Yani aldığı parsayla mı desek, sus payıyla mı desek... 

Ayhan Köksal : Yani söylentilere göre lahitlerden gömü çıktı...

İrfan Kozan : Bilmiyorum. Biz gözümüzle görmüş değiliz ama öyle bir söylenti var. Orada lahit mezarlar çıktıysa mutlaka onların içlerinde belli bir değerler vardır. Acaba bunlar müzeye gitti mi? Sergilendi mi? 

Ayhan Köksal : Yani müzeye teslim edildi mi, yoksa Yurt Dışına mı kaçırıldı bilinmiyor. O konuyla da ayrıyeten ilgileneceğiz. Biz Ekmeksiz Plajına dönelim.

İrfan Kozan : Ekmeksiz plajı tabi ki işte bu Sığacık'ta konaklayan en az 2 bin kişinin denize girme alanı olması gerekiyor. Diğer plajlar küçük ebatta olduğu için dışardan gelen misafirlerimize ancak yetiyor. Zaten Ekmeksiz birinci derece bir plaj bölgemizde. Yıllardır kapalı kalması, enterasan bir gündem zaten. Birileri uykuya yattı.

Ayhan Köksal : Evet Sevil Hanımın çok güzel bir teklifi var. Ekmeksiz'in temiz tutulabilmesi için. Biz çocukluğumuzda Ekmeksiz'e giderdik orada bir tesis vardı, Gazozumuz, kahvemizi, çayımızı içerdik. İşletmeci de plajı temizler, tertemiz tutardı diyor.

İrfan kozan : Ekmeksiz adını alma sebebi de yokluk bir bölge. Orayı şu anda Arçelik bayisi olan Ethem arkadaşımızın babası işletiyordu. 

Ayhan Köksal : Ve tertemizmiş. Ve yıllarca bu şekilde işletilmiş.

İrfan Kozan : Şu an yeniden aynı şeyin olması gerekiyor. 

Ayhan Köksal : Orman Bakanlığının belediyeye devretmesi, belediyenin de dürüst bir ihaleyle temiz birine vermesi lazım yani.

İrfan Kozan : İster Orman Bakanlığı kapsamında, oraya dürüst bir işletmeciye verilmesi, işletmecinin oraların düzenini sağlaması, tenizliğini yapması gerekir. Halk plajı olduğu için halkımız gidiyor, orada belli standartlarda konteynırlar bırakılsın. Belediye belli zamanlarda gitsin çöpleri alsın. Halkımızın duyarlılığı burada çok önemli. 

Ayhan Köksal : Yani ilk açıldığı günkü çöp tezgahını biz çözdük. Yani plaja gelen birisi oraya ayakkabılarını atmaz, sırt çantasını atmaz, bir bayan afedersin iç çamaşırını atmaz, Bunların hepsini görüntüledik biz. Önce halkın attığını zannettik. İkinci sefer görüntüleri izlerken sırt çantaları, kereviz dolmasını bile atmışlar çöpe yani, 

İrfan Kozan : Eğer böyle bir ihanetlik ediliyorsa ben bu ihanetliği çevrede ki plajların sahiplerine yüklerim. Yani burası kapalı kalsın biz iş yapalm. Böyle bir mantık olamaz. Sığacık'ın normalde nüfusu 2 bin, şu anda 12 bin, onun için bunu her plaj yapabilir. Böyle bir art düşünceyi hiç bir şekilde onaylamıyorum. Ekmeksiz'in açık kalması lazım.

Ayhan Köksal : Sayın Bakan söz verdi zaten. Verdiği sözde şunu belirtti; plajın kullanım durumuna bakacağız, bu tezgah onun için yapıldı ama tezgahı bozduk. Çünkü o görüntüleri bakan beye hem haber olarak, hem görüntü olarak gönderdik. 

İrfan Kozan : Halkımızında duyarlı olması gerekiyor. Akkum plajına 100 lira verip giyorsa, orada bedava giriyorsa, çöplerini poşetine güzelcene koysun, çöpe atsın.

Ayhan Köksal : Evet haberde vardı. Bir beyefendi ailesi ile gelmiş, çöplerini poşetinin içinde biriktiriyordu. Söylemek istediğiniz son bir şey var mı?

İrfan Kozan : Vallahi havalar çok sıcak, Daha da sıcak olacak.

Ayhan Köksal : Güneş daha fazla parlıyor...

İrfan Kozan : Evet güneş daha çok parlak. Güneşin parlaklığı pek hayra alamet değil. Ülkemiz ve dünyamız için hayra alamet değil...biraz enteresan, doğal afet var, yine var...

Ayhan Köksal : İnşallah olmaz...

Haberi Sosyal Medya'da Paylaş!

Bakan Pakdemirli Bayrak Medya'nın Davetini Kabul Etti...

Seferihisar Bizim Evimiz...

0 Yorum

Habere Yorum Yazın