Yabancı Okullar Sorunu...

          Avrupalı devletler Osmanlı'nın ekonomisinin çöktüğü ve  kapitülasyonlar aracılığıyla Osmanlı Devleti'nde pek çok farklı okullar açmışlar ve çeşitli haklara sahip olmuşlardır.
          Bu okullar, zamanla Osmanlı Devleti'ne karşı bazı zararlı faaliyetlerde bulunmaya başlamışlardır.

Lozan Antlaşması ile Türkiye'de bulunan yabancı okulların çalışmaları konusunda da bir düzenleme yapılması Atatürk tarafından öngörülmüştür.  Yapılan  düzenlemeye göre ülkedeki yabancı okullar, Milli Eğitim Okullarının uymak zorunda oldukları tüzük ve yönetmelik hükümlerine tabi olacaklardı.. 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhidi-Tedrisat Kanunu ile tüm bu okullar Millî Eğitim Bakan¬lığına bağlanmıştır. Bu kapsamda Hükümet, tüm yabancı okullarda, Türk öğretmenler tarafından Türkçe olarak; Tarih, Türkçe ve Coğrafya derslerinin verilmesini ve bu okulların Milli Eğitim müfettişleri tarafından teftişi sağlandı.. Bu düzenlemeye uymayan bazı Fransız okullarının kapatılması kararı verilmişti

 Misyoner Okulları
Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildikten sonra misyoner ve azınlık okulları Millî Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetimine girdi. Dinsel ve siyasal amaçlı eğitim yasaklanıp; ders programlarına tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi, Türkçe dersleri eklendi. Bu dönemde azınlık okullarında okutulan kitaplardan aziz resimleri çıkarıldı; okul binalarındaki haçların indirilmesi istendi. Dinsel sembollerin yalnızca okul kiliselerinde bulundurulmasına izin verildi. Din esaslarına dayalı eğitim ve din propagandası yapma yasaklarına uymayan yabancı okullar kapatıldı. Bunlar arasında Merzifon ve Kayseri’deki Amerikan okulları, İzmir’deki Fransız okulu bulunuyordu..
Yabancı okulların kuruluş amacı herhalde Türk Milli Eğitimine halis niyetlerle yardımcı olmak, Türk çocuklarının yetişmesi hayrına olmasa gerek. Yapılan araştırmalarda; çocukların gözü okulun mensup olduğu ülkeye çevrilerek o ülkenin yaşam tarzı ve kültürünü sevdirme ve hayran bırakma derecesinde uğraş veriliyor.
Bunun neticesinde çocukların okudukları okulun mensup olduğu yabancı ülkenin  coğrafyasını öğrendikleri halde kendi vatanlarına dair çok az şey bilir duruma geliyorlar.
Ayrıca, Türk çocuklarına dini telkinler ile fikir aşılamak oldukça tehlikeli ve zararlı bir ortam oluşturup oluşturmadığı denetlenebiliyor mu? Bilemiyoruz, çünkü kapalı kutu; ne yetkililerden ne de basında tarafından haklarında en ufak bir bilgi sızdırılmıyor.

Osmanlı’nın son dönemlerinde bu mekteplerde Türk çocuklarına yapılan dinî telkinattı. Bu son derecede zararlı ve tehlikeliydi.. Bu mekteplerin bazılarında Türk çocukları Hıristiyan ibadet ve dualarına, din merasimine iştirak ettiriliyordu.
Acaba bu okullar şu anda bilhassa yarının anneleri kız çocuklarımızı “madam” yapmaya çalışmasınlar.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın