Tesettürde Halkın Beğenisi Önemlidir...

BU YAZI MUSTAFA KEMALATATÜRK'ÜN KIZILAY TOPLANTISINDA KADINLARIMIZA YAPTIĞI KONUŞMADAN ALINMIŞTIR...“

Yabanciların ve bizi düşman gözü ile görenlerin tarif ve tasvir ettikleri kadınlar , bu vatanın asil kadınıAnadolu’nun asil Türk kadını degildir. Öyle kadınlar bizim asıl hayatımızda ve asıl memleketimizde yoktur. Türk kadınını yanlış görüp yanlış anlatanlar, bilhassa büyük şehirlerimizde, ileri ve medeni
sanilan yerlerde, bazi Türk hanımlarının dis manzaralarına bakarak aldanıyorlar.
O kadinlarin dis manzaralarini aleyhimizdeki kötü yorumlarina uygun bir zemin olarak aliyorlar. Milletin umumi hayatina bakimla pek sinirli ve naçiz olan o kadinlari, onlarin dis görünüşlerinden çıkardikları manayı bütün Türk kadınlıgına tesmil ediyorlar. İşte ilk düzeltilecek yanlışlıklar ve ilk ilan edilecek gerçek buradadır.

.(..)Sayin hanimlar, düsmanlarımızı aldatan bu dis manzara bilhassa kadınlarımızın şeklinden, giyim tarzları ve örtünüş sekillerinden çıkıyor. Onların aldanışlarına sebep olan bir nokta da yabancılarla temas edebilecek durumdaki kadınlarımızın tavir ve hareketlerinin milli tavır ve hareketlerimizin bir örneği olmayıp , belki Avrupa tavır ve hareketlerinin taklidi olarak görülmesidir. Gerçekten memleketimizin bazı yerlerinde, en çok şehirlerimizde, giyiniş tarzımız bizim olmaktan çıkmıştır. Kadınlarımızın giyinişlerinde iki şekil ortaya çıkıyor: Ya çok kapalı, ya da çok açık. Bunun her ikisi de sariatın tavsiyesi, dinin emri dışındadır. Dinimiz kadını her iki aşırılıktan hariç tutmuştur.

Dinimizin tavsiye ettigi örtünme hem hayata hem fazilete uygundur. (..) şeriata uygun örtünme, kadınlar için güçlük vermeyecek, kadınların toplum hayatında, iktisadi hayatta, gündelik hayatta erkeklerle isbirliği etmesine engel olmayacak basit bir şekilde bulunacaktır. Bu basit şekil toplum hayatimızın ahlak ve usullerine de aykırı  değildir. Giyiniş tarzimızı şıirilığa vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine göre gelenekleri, adetleri, milli özellikleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır.
Tesettürde Halkin Begenisi Önemlidir
(..)Bizim örtünme meselesinde göz önüne alacagımız şey, bir yandan milletin ruhunu, diğer yandan hayatın gerçeklerini düşünmektir. (..) Kadının giyiniş tarzında yenilik yapmak meselesi bahis konusu degildir. Milletimize bu hususta yeni seyleri bellettirmek zorunlulugu karsisinda degiliz. (..) Biz basli basimiza, fert olarak, her türlü şekilleri uygulayabilir, kendi zevkimize,arzumuza, terbiye ve seviyemize göre istediğimiz kıyafeti seçebiliriz. Ancak bütün milletin uygun görebilecegi şekilleri, bütün milletin hayatinda uygulama kabiliyeti olan kiyafetleri herhalde halkin gene begenisinde aramak lazimdir. Bazi milletlerin zevk dünyalarini memleketimizde uygulamaya kalkışmak hatadır.  Bu yol toplum hayatımızı gelişme ve yücelmeye götürmez..

(..)Eğer kadınlarımız Şeriatin tavsiye, dinin emrettiği bir kıyafetle, faziletin gerektirdiği bir hareketle içimizde bulunur, milletin bilim, sanat ve toplum hareketlerine katılırlarsa, bu hali, emin olunuz, milletin en müteassibi bile takdir etmekten kendini alamaz. Aksine o halin aleyhinde söylenecek sözlere karşı belki onun öncülerinden fazla savunucusu olur.”

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın