Sonra Söylemedin Demeyin!

Günlerdir takip ediyorum...

BayrakMedyanın her geçen gün daha fazla tıklandığını görüyorum...

"Meyve veren ağaç taşlanır" misali Onursal Başkan Ayhan Köksal'a yapılan saldırıları okuyorum.

Üzülüyorum.

Şimdi ben Z. Hanım şunu demiş, yumuşak G hanım bunu demeiş demeyeceğim.

Onu kendisi halleder.

Kendisinden öte Türkiye Cumhuriyetinin yasaları bu konunyu çözmeye yeterde artar bile.

Ben sadece bu bahtsız güruhun kiminle uğraştığını bir kaç siyah-beyaz resim ile anlatacağım;

TTanıdığımda işte bu resimde ki gibi filinta gibi bir delikanlıydı. O Yeni Erzurum Gazetesinde hem mürettiplik, hem muhabirlik yapıyordu. Ben de aynı matbaada yayınlanan Devrim Gazetesinin yazı işleri müdürü idim. O Ülkücüydü, ben Devrimciydim. Ama bir güne bir gün kalkıpta hemde 12 Eylül öncesi olmasına, rağmen, Erzurum'un Ülkücülerin elinde olmasına rağmen tek kelime söylememişti. Hatta bazı ortamlarda beni korumuştu bile. Sene 1974. Babası memur.Beş kardeşler... Çalışmak ve okumak zorunda. Bir yandan 3 lira gibi bir haftalıkla çalışıyor, bir yandan da tahsilini sürdürüyor.

Yaptığı haberler ses getiriyor ve Türk Haberler Ajansına Muhabir olarak transfer oluyor. Kısa süre sonra çektiği bir resimle Milliyet Gazetesinin dikkatini çekiyor, oradan da Milliyet gazetesi Erzurum Muhabirliğine geçiyor. Gösterdiği başarıdan dolayı Milliyet Gazetesi Samsun Büro Şefliğine atanıyor. YaniAllah "Yürü ya kulum" diyor.

Milliyet Gazetes'nin yanı sıra Gazetenin Magazin dalında söz sahibi olan HEY Dergisinde de haber yapmaya başlamıştı. O dönemin ulaşılma şöhretleriyle ropörtajlar rakiplerine haber atlatmayı çok severdi. Milliyet Gazetesi İzmir Bürosunda çalıştığı yıllarda yaptığı magazin haberleri ile Yeni Asır Gazetesinin Sarmaşık Ekini yöneten Şenay Düdek en büyük rakibiydi. Milliyet Gazetesinin İzmir bölge sayfasında her gün mutlaka bir kaç tane atlatma haberi mutlaka olurdu.

CHP'nin AP'den bakanlık vererek transfer ettiği 12 Milletvekilinden bir olan Tuncay Mataracı döneminde Samsun'a yurt dışından hurda demir manifestosu ile köprü yapımında kullanılan "H" demir sokan Himmetoğlu Haddecilik Sanayine kafayı takmış, uzun bir takipten sonra Selahattin Himmetoğlu'nun getirdiği demirlere el koydurmuştu. Demirler hurdamı değil mi tartışması sürerken bir Telefon ile Gümrük Bakanı Tuncay Mataracı'yı Samsun'a getirtmiş ve bakanın ağzından demirlerin hurda demir olmadığını açıklattırmış, Selahattin Himmetoğlu tutuklanmıştı. 

Yanlış anlamayın kiminle dans ettiğinizi bilin diye yazıyorum.

12 Eylül Harekatıyla Samsun Belediye Başkanlığına seçilen Emekli Albay Selahattin Ereren O'nu yılın gazetecisi seçmiş,gösterdiği başarıdan dolayı ödüllendirmişti. Zaten kısa bir süre sonrada askere alınmıştı. Ama Samsun'a gazeteci olarak verdiği hizmetler unutulmamıştı. Muammer Güler Samsun Valisi iken Samsun'un göbeğine açılmak istenen genel ev inşaatını durdurmuştu. Belediyeyibabasının çiftliği kullanarak servetine servet katan Belediye Başkanı KemalVehbi Gül'e seçim kaybettirmiş, Tuncay Mataracı'nın bakanlığı döneminde Kaçakçılık Şube Müdürü Emin Göke ile ortaklaşa yaptıkları bir operasyonda 2750 tane kaçak silahın ele geçirilmesinde büyük rol oynamıştı. O zamanın en büyük silah kaçakçısı Ali Açmak'ın evinin bahçesine gömdüğü bir kamyon  silahı yine "O" bulmuştu. 

Hani kiminle dans  ettiğinizi bilin diye yazıyorum. Reklam yapmak için değil. Zaten reklama da ihtiyacı yok. Gazeteciliğin piridir. Tuttuğunu koparır. Bilin yani.

 

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın