Siyasi Ahlak...

 

Siyasal ahlak, sosyal hayattaki ahlak kurallarından farklı kılan; siyasi oluşumun sorumluluğunu ve misyonunu üstlenmiş kişilerin temsil ettiği siyasi kurumun ahlak yapısı ile aynı olması anlamına gelmesidir. Bu neden ile siyasi kişi ve öncülerinin evrensel ahlaka ve kültüre sahip olmaları zorunluluktur. Ayrıca vicdani değerlere sahip olmaları siyasette başarılarının önünü açar.

Siyasi partiler ve ülkeyi yönetenler, Evrensel ahlak kurallarına ve kültüre göre hareket edemeyenler; kendi inanç, ırk ve yerel değerlerinin üstünlüğünü öne sürüp ve bunu topluma empoze ederek toplum nezdinde itibar kazanmayı hedefleyenler ahlaki davranmış sayılmazlar.

Diğer yandan parti yöneticilerinin bencillik yaparak sadece kendini özel hesapları ve siyasi çıkarlarını gözeterek parti içi ayak oyunları ile siyasi kuruluşun dayanışma ve verimliliğinin gelişmesine mani olacağı açıktır. Bu tip çıkar hizipleşmelerine sebep olmak siyasi ahlaksızlıktır.

Mahalli parti yönetimlerinde görevde bulunanlar İş takibi, memur tayinleri, bu bizdendir iyidir torpili yolu ile siyasette başarı arayanlar hem kul hakkına zarar vermiş hem de partisi açısından dedikodulara ve yıpranmasına zemin hazırlamış olurlar.

Siyasal ahlakı bozucu siyasi davranışlar siyasal yozlaşma olarak kabul edilmektedir. Dar anlamda siyasal yozlaşma; siyasilerin yoksuzluk, adam kayırma gibi uygunsuz girişimleridir. Diğeri ise; seçmenlerin. Siyasetçilerin, bürokrat ve ihalecilerin kendi çıkarları adına DİNİ,HUKUKİ, KÜLTÜREL gibi değerleri kullanmaları da siyasi ahlaksızlıktır.

SONUÇ: Siyasi ahlak adaletin sağlanması konusunda en etken unsurdur. Bu nedenle Adalet Mülkün Temelidir.” Yani Devletin Temeli Adalettir. Özdeyişi bir devletin bekası için olmazsa olmazıdır. Yöneticiler siyasi ahlakı yozlaştırırsa devletin de temelleri sarsılır. Devletin temelleri sarsılınca da toplumun huzur ve güveni kalmaz..

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın