Siyaset ve Demokrasi...

1983 den beri siyasetin içinde olan birisi olarak siyasi partilerin iç ve dış kavgalarının nedeni partisel güç olarak iktidar sofrasında ben olayım kavgasıdır. Bu kavgaların sebebi hakkı ve doğruyu bulmak kavgasından uzak, kişisel önceliklerden kaynaklanmaktadır. Halka hizmet ederek devletimin ve milletimin beşeri refahına katkım olsun diye himmet duyguları adına hareket eden siyasiler ise bu kavgaların arasında ezilip kayboluyorlar.

Siyasete talip olanlarda noksan olan siyasal kültür; parti içi kadrolarının siyasete dair bireysel tutum, algılama, inanç ve davranışları ile ortaya çıkıyor. Bunun yanında Türkiye nasıl bir siyasi kültüre sahip diye araştırdığımızda; Karşımıza evrensel normlardan uzak, merkeziyetçi. Askari müştereklerde birleşemeyen, ötekileştiren, farklılıklara karşı tahammülü olmayan bir yapı çıkıyor.

Parti içi demokrasinin olabilmesi için kendi içinde fikirlerin ve önerilerin tartışması sonucunda askari müşterekte birleşme evrensel prensibine riayet etmek zorunda olmalılar. “Ben” merkezli bazı siyasiler parti içi demokrasiyi ve kendi siyasi geleceklerini tehlikeye attıklarının farkında olamıyorlar.

Empati, siyasiler kendini karşısındakinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmasıdır. Bu anlayış ile davranış ve tavrını ayarlaması gerekmektedir.. Basit bir kavram gibi görünen empati, siyasette olduğu gibi insanı her alanda başarıya götürür.

Siyasi liderin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

BİREYSEL FARKINDALIK: Bireysel farkındalığın önemini, bu özelliğe sahip olmayan bir liderin akıldışı olması mümkün davranışlarından anlaşılır.

ŞEFFAFLIK: Lider şeffaflığı prensip edinmesi, yönetim hedefleri açısından şeffaf bir sistem kurması çok hayatidir. Şeffaflığın en önemli faydalarından birisi tarafsız değerlendirme sürecini kolaylaştırmasıdır.

BİLGİ VE VERİ YÖNETİMİ:: Lider önüne gelen bilgi ve veriyi tarafsız ve dengeli bir tarzda değerlendirmesi ve Alacağı kararların tüm çalışma kadrosunu gözeten kararlar olması gerekmektedir. Lider akan bilgilere karşı sorgulayıcı olmalı; yalan ve yanlış verinin kendisini yanıltmasına izin vermemelidir. ETİK VE AHLAKİ BAKIŞ AÇISI: Doğru, düzgün, gerçekçi olan liderler, ahlaki ve etik değerlere bağlıdır. Bu bağlılık liderleri amaçladıkları hedefe onurlu bir şekilde taşır. Aksi takdirde toplumun desteğini kaybederek iktidar hedefine ulaşamaz. Ulaşsa dahi bir müddet sonra Millet nezdindeki itibarını ve onurunu kaybetmiş vaziyette iktidardan düşer.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın