Sen ve Ben...

Yeni yargı paketinde siyasi mahkumlara yönelik tutuma dikkati edilirse ne yazık ki milli felaket ortamında bile hala 'bizim mahalle sizin mahalle' ayrımının devam ettiği anlaşılıyor. Ülkeyi yönetenler bu duygusal durumu fırsata çevirerek ve toplumu kucaklayan bir tavır ve söylem ile ilişki kurarak, kucakladığı topluma karşı ‘biz’ duygusunu güçlendiren bir yaklaşımda bulunabilinirdi. Ama anlıyoruz ki politik kimlik üzerinden toplumu yönetmek konusunda inatçı tavırlarını devam ettiriyorlar. Virüs krizi son bulsa bile arkasında ekonomik sosyal bir çok sorun bırakacak gibi gözüküyor. Hükümetin Koronavirüs salgını sürecinde uyguladığı terciher toplumsal birliktelik sağlama yerine kendi siyasi mantığı üzerinden yürüttüğünü ortaya koymuştur. Ekonomik kararlarda da sermayeden yana oluşu da tarzını değiştirmediğinin göstergesidir. Diğer yandan muhalefeti dinlemek veya istişare etmek gibi de bir niyet yoktur. Aslında içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı süreçte 'BİZ' olabilirdik.

Bu süreçte müsseseler kapanıyor, esnaf kepenk kapatıyor, işsizlik çığ gibi büyüyor. Ailelerin gelirleri daraldıkça talep de daralıyor. Bu atmosfer de bile hala 'biz' ve 'onlar' üzerinden ve hep 'doğruyu ben biliyorum' diyen bir zihniyetle devam edilirse toplum bütünlüğü zaafa uğrayacaktır. Şu an Koronavirüs nedeniyle yaşanan sağlık krizinin ardından ekonomik krizin kapıda bekliyor. Kriz atlatıldıktan sonra bütün dünya da çok sıkıntılı ekonomik kriz başlayacağı açıktır. Sonuç olarak yine sen ben kuruntusundan kurtulmak ilerde karşımıza gelecek olan olumsuzlukları hafif atlatmak için halk olarak 'BİZ' demenin bilincine varalım. Bu konuda Türk kültür hazinemiz yeterlidir.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın