Rahat Batıyor...

 Sık sık çevreden duyarız, !Rahat Battı’ derler. Galiba bize de rahat batıyor. 2006 ya kadar ihracatımız 80 milyarı geçmiş,

Yabancı yatırım 20 milyar doları aşmış, Dış dünya ile bağlarımız kuvvetlenmiş iken durup durduğumuz yerde rahat batıyor…

Çözülür gibi olan PKK meselesi, ardından Esat ile sarmaş dolaş iken hangi hesap tahtında dostluk krize dönüştü her kesin malumu olan bir durum. Suriye ardından ASALA-PKK ortaklığı olan PYD sorunu veya belasına bir nevi davetiye çıkartıldı. Esat’ı devirme politikasında kullanılmak üzere IŞID’in desteklendiği dünya devletleri arasında dillendiriliyor. PYD yi yine topraklarımızda hangi amaçla geçirdik başımıza nasıl bela oldular.

İçerde devlet eliyle ırkçılık pompalıyoruz. Aynen Osmanlı’yı parçalayan ittihatçıların yaptığı gibi Türkleri sözde yüceltip, ülkede vatandaş olan diğer ırklardan ve dinlerden oluşanlar yapılan söylemler ile rencide ediliyor. Kendi elimizle bölücülüğe zemin hazırlıyoruz. İşte buna rahat batıyor denir.

Tüm sorunlarımıza uluslar arası özellik kazandırmanın manası inisiyatifi elimizden kaçırmak anlamına geliyor. Ülkemizi tökezletmek isteyen dış muhaliflerimize zemin hazırlamış oluyoruz. Ülkenin, Devletin bekası ve milletimizin sulh içinde yaşaması için her türlü kişisel ve ideolojik hesapları ikincil duruma getirip; birlik ve beraberliğimizi bozacak söylem ve eylemlerde kaçınmak rahatın devamını sağlayacaktır.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın