Pazarcı Perişan...

İş yerimin Seferihisar Pazar Yerinde olması nedeniyle pazarcılarla iç içeyim ve sorunlarını en iyi bilenlerdenim. Cuma Pazarına gelen pazarcının çilesi perşembe akşamından başlar. Pazarcı perşembe akşamından gelir pazar yerine.

Tezgahını açacağı yere birileri arabasını park etmemişse kamyonunu çeker ve tezgahını kurmaya başlar. Kilolarca patatesi, soğanı,salatalığı,biberi yığar tezgahına. Ve sabaha karşı müşterileri için tezgahı hazırdır. Pazarın ilk müşterileri sabahın erken saatinde gelenlerdir. Bu gurup erkenden gelir ve sebze ve meyveyi seçilmeden alır. İkinci gurup ise çalışan kesimdir.Bunlar genellikle öğle paydosunda gelirler pazara. Son gurup ise pazarın toplanma saatlerinde gelenlerdir. Bunlarda "Akşam pazarı fiyatlar düşer" diyenlerdir.

Pazarcı ise bir kilo fazla mal satabilmek için ne kadar sıkıntılı olursa olsun gülücüğünü yüzünden eksik etmez. Bu gün pazar esnafını ziyaret ettim ve biraz dertleştim. Hangisine dokunsan bin ah çıkıyor. En büyük sıkıntıları ise tarlada kilosu 50 kuruş olan bir mahsulü tezgahlarında asgari 4 liradan satmak zorunda bırakılmaları. Tüketici pazarcıyı pahalı satmakla suçluyor ama suç pazarcının değil. Pazarcı tezgahındaki malı 50 bilemedin 60 kuruş kar ile satıyor. bine giriyor. Aradaki 3 lira ise aracının cebine giriyor.

Pazarcılar üreticiden başlanarak devletin pazarcıya kadar devlet desteği verilmesini ve aracıların daha sıkı denetlenmelerini istiyor. Çünkü aracı istediği zaman istediği malı stoklayıp fiyatları yükseltebiliyor. Ama sonuçta son el olduğu için kabak pazarcının başına patlıyor. Pazarcının sorunları bunlarla da bitmiyor. İktidarın çevrecilik adına getirdiği poşetin parayla satılması kanunu bile pazarcıyı vurmuş durumda. 8 Lira olan poşetin kilosu 16 liraya fırlamış. Ve pazarcı poşetten para alamıyor. İşin kötü tarafı da müşterisine her ürün başına ayrı bir poşet vermek zorunda. Yani bu gün pazarcıya bir dokundum bin ah aldım. Allah yardımcıları olsun.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın