Ortadoğu, Arap Baharı ve Terör Oyunu...

Küresel güçler Ortadoğu'yu yeniden dizayn ederken kirli planlarını da devreye soktu. Önce IŞID adında bir terör örgütü ardından da PYD ve PKK devreye sokuldu. Tüm senaryo böyle gelişti. Valizler dolusu dolarla yüzlerce Lawrence gönderildi bölgeye..Lawrence'ın yolundan giden o ajanlar ayaklanma ve çatışmalar çıkarıyor, bölgedeki terör örgütlerini yönlendiriyor, finanse ediyor.

Avrupa'dan binlerce istihbaratçı, ortak bir operasyon ile IŞİD'e adam gönderdiler. Şimdi ise IŞID de görevleri biten bu ajanlar görevlerini yerine getirerek ülkelerine dönmeye başladılar.

Terör olaylarının hat safhada olduğu bir dönemde Orta Doğu’da Arap Baharı rüzgârının başlaması akla uluslararası aktörlerin rolünü getirmektedir.

Orta Doğu’da olan devletlerin halkı diktatör yönetimiyle idaresinden devletin bünyesinde kendine iş bulamayan, yer edinemeyen insanlar bir zaman sonra devlet yönetimine karşı çıkmasını fırsat bilen dış güçler Bahar havasının devlete karşı siyasi ayaklanmaları organize ederek sağlanacağının zeminini hazırlıyorlar. Bu küresel güçler Ortadoğu’yu yeniden dizayn ederken, planlarına Türkiye’yi dahil etmemeleri olanaksızdır. ABD deki Evajelist-Siyonist ortaklığının projesi olan ve Liderliğini baba BUSH’un yaptığı hareket yani Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde eş başkanlıklar dağıtılırken Türkiye de eş başkanlık olarak unutulmamıştır. Teklif edilen eş başkanlığın amacı Türkiye’yi de planın içine sokmak olduğunu akla getiriyor. Gelelim Türkiye’deki şirketleşmede oluşan Arap baharına.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, en az bir ortağı yabancı olan şirketlere ilişkin istatistikleri açıkladı. Buna göre, AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana ülke genelinde 2 milyon metrekare toprak satın alan Suudi Arabistan vatandaşlarının kurduğu şirket sayısı da 52 kat arttı. Ticaret Bakanı Pekcan’ın açıkladığı verilere göre, 2002 yılında yalnızca 27 şirkete sahip olan Suudi Arabistan vatandaşlarının kurduğu şirket sayısı, 17 yıllık sürenin ardından bin 425’e yükseldi. 2002 yılına kadar iki şirket kuran Katar vatandaşları ise bu süre zarfında şirket sayısını 183’e yükseltti. 2002 yılında 10 şirketi bulunan Kuveyt vatandaşlarının şirket sayısı 376’ya çıkarken, 23 şirketin ortağı olan Afganistan vatandaşlarının şirket sayısı ise 692 oldu. 2002’de yalnızca bir şirketi bulunan Bangladeş vatandaşlarının kurduğu şirket sayısı 52’ye, 18 şirketi bulunan Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının şirket sayısı 275’e, 14 şirketi bulunan Pakistan vatandaşlarının şirket sayısı ise 293’e yükseldi.

Sudan vatandaşlarının 2002 yılına kadar beş şirket kurduğunu açıklayan Pekcan, bu rakamın 17 yılda 167’ye, 95 şirketi bulunan Irak vatandaşlarının kurduğu şirket sayısının ise 2 bin 751’e çıktığını kaydetti. Yabancı ülke vatandaşlarının kurduğu şirket sayısında en yüksek artış ise Suriye vatandaşlarında yaşandı. Yanıta göre, iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin ortak olduğu şirket sayısı 2002 yılında 87 iken, 2019 yılında 15 bin 159’a ulaştı.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın