Ne Mutlu Bana ki Dost Biriktirmişim...

Ne mutlu bana ki, dost biriktirebilmişim...

Bu yaşadığım son son hastane olayım da bir kez daha gördüm.

İnsanın morale en ihtiyacı olduğu yerlerden bir tanesi hastane yatağıdır.

Ziyarete gelen, telefon ile arayan, sosyal medyadan "geçmiş olsun" dileklerini ileten dostların her biri ayrı bir moral kaynağı olur hastaya...

28 Eylül Cuma günü evimde tek başıma geçirdiğim ve ölümün eşiğine geldiğimi hissettiğim kalp krizini yaşama olan tutkum ve o tutku ile ölüm ile yaşam arasında verdiğim bir direksiyon mücadelesi sonunda Seferihisar Devlet Hastanesine kendimi götürebilmem ile yaşama yeniden tutunmamın başarıyla noktalanmasını sağlamıştı.

 Yol boyu yalnızlığıma,hem de ilk defa lanet ettim durdum.

"Bekarlık Sultanlıktır" diyen her kimse onu elime geçirip boğmaktan başka bir şey düşünmedim belkide.

9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidene kadar de durumumum ciddiyetine pek inanmıyordum.

Kardiyoloji Bölümü Yoğun Bakım Ünitesine alındığımda işin ciddiyetinin fatkına vardım.

İlk ziyaretçim her zaman olduğu gibi Anavatan Partisi İzmir İl Başkanı ve MKK Üyesi Doğan Erdin ağabeyim oldu. Doğan Erdin'in gelmesinin peşinden duyan duymayan dostlarım gelmeye, ya da telefon ile aramaya başladılar. Her çalan telefonda moralim biraz daha yükseliyor, "Ben bunu da yenerim" demelerim artıyordu.

Anavatan Partisi Genel Başkanı değerli dost İbrahim Çelebi ile MYK Üyesi Metin Kocakurt ağabeyimin telefonları ise canıma can kattı.

Annemin Ayfer ve Aysel ablamın 10 dakikada bir aramaları ise bana ailenin tek erkek evladı olmanın gururunu yaşatıyordu.

İYİ Parti Seferihisar İlçe Başkanı Şadiye Aşçıoğlu hanımefendinin başkan yardımcısı Volkan Kalyocu ve Anavatan Partisi Seferihisar İlçe Başkanı can kardeşim Recep Çiftdal'ın gelmesi ise moralime moral kattı. 

Seferihisar'a yeni yerleşmesine rağmen kendini kısa sürede sevdirmeyi başaran Emekli Asker, Bayrak Medya Köşe Yazarı Ümit Bodugöz'ün saatlerce başımda beklemesi sorunlarımla ilgilenmesi ise en mutlu anlarımdan biriydi.

Seferihisar Kent Konseyi Engelliler Meclis Başkanı Mahmut Karadaş'ın araması ise ayrı bir mutluluktu. 

UK-DER Başkanı Müslim Benli'nin ziyareti ise hastanede ki son günüme renk katmıştı.

Yıllardır kahrımı çeken Avukatım Ali Tepeli'nin hastanede bile kahrımı çekmesi de ayrı bir mutluluk.

Ürkmez'de Lise Müdürlüğü yapan değerli dost Leman Hoşgöz Hanım efendinin  ise arayıp "Önümüzde daha çok bayram kutlaması var, bizi meydanlarda yalnız mı bırakacaksınız?" demesi ise bana yaşamam gerektiğini bir kez daha anımsattı.

Seferihisar PTT Müdürümüz Mehmet Ali Fırat'ta ve Cumhur Eriş'te arayanların başında geliyordu.

Altunbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı can dostum Sofu Altınbaş'ın sık sık armasıa moral kaynaklarımdan biri olmuştu.

Narlıdere İlçe Seçim Kurulu Görevlileri Nermin Ataberk Ablama ve Ayşegül Pınar Adalı'ya, Karabağlar Mal Müdürlüğü Personeli adına ziyaretime gelen Filiz Hanıma da teşekkürü borç biliyorum.

İsmini sayamayacağım çok sayıda dostum ziyaretime gelmiş, telefonla aramış, sosyal medyadan geçmiş olsun dilekleri bana moral vermişti.

Kendimi bir tek konuda affetmeyeceğim...

Seçim öncesi attığı her adıma bizi basın olarak, mumlu davetiye ile davet eden Büyük Şehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer Beyefendiden özür diliyorum.

Sen anjiyo oluyorsun, 8 gün hastanede yatıyorsun, ufak da olsa bir festival düzenlemiyorsun. Sonra da "Tunç Bey ziyaretime gelmedi" diyorsun.

Vallahi ayıp ediyorsun Ayhan Köksal.

Tunç Soyer seçildikten bu yana festival havası olmayan, halay çekilmeyen nereye gitmiş ki senin ziyaretine gelsin...

Güzelbahçe Güven Kasabı Rasim Terzioğlu'nun jesti ise bir başkaydı. Taburcu olduğumda aradı "Sen şimdi evde yemek yapıp yemezsin,geçerken uğra, bir şeyler hazırladım" demesi dostlarımın yiyeceğim yemeğe kadar beni düşündüğünün göstergesi idi...

Olsun ben yine de dost biriktirmenin mutluluğunu yaşıyorum...

Çok sağ olun dostlarım...

İyi ki varsınız.

 

 

 

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın