Mutluluk...

 

Kendine mutlu ya da bir ölçüde mutlu hissedenlerin oranı 2013 tarihinde yüzde 67 iken 2015 yılında yüzde 48’e düşmüş. Son bir yılda ekonomik durumun kötüleştiğini, geçim sıkıntısı çektiğini söyleyen bu nedenle mutsuz olanların oranı yüzde 61.4’e çıkmıştır.

İlgi, sevgi, sevinç, umut gibi duygular insana umut verir. Acı, endişe, kaygı, korku, kızgınlık, öfke gibi duygular hoş olmayan, elem yönünde yer alan duygulara yol açar. Toplumsal düzeyde mutluluğu devletin yönetim organları sağlar. Demokratik yönetimde politikacılar devlet işlerini çağdaş, dengeli, düzenli, uyumlu, çatışmasız, sürtüşmesiz bir şekilde yürütmek yükümlülüğünü taşırlar. Bu yükümlülüğü yerine getirebilmesi Adalet, hukuk ve insan hakları konularına hassas ve özverili yaklaşmasına bağlıdır.

Mutluluk duygusu insanın acı, endişe, kaygı, korku, kızgınlık, öfke, kin, nefret gibi elem doğrultusundaki duygulardan kurtarır. Bu duygunun hakim olduğu aileler de mutludur. Mutlu ailelerden de mutlu toplum meydana gelir. İnsanlığın mutluluğu için çalışan kişi iyi bir insandır. Birine iyilik edip, mutluluğu için çalışınca ister istemez kendisi de mutlu olacaktır. Çünkü başkasının mutluluğu o kişiye mutluluk duygusu kazandırır. Toplumun mutluluğu için çalışan kendini de mutlu eder sözünden bunu anlıyorum.

Mutluluk bulaşıcıdır, Çünkü başkalarının veya içinde yaşadığı toplumun mutluluğu için çalışmak, dünyayı daha da güzelleştirir. Zaten toplumun mutlu olması adına hizmet eden insan, hangi ortamda olursa olsun huzur ve mutluluk oluşmasına çaba harcar.. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. “

 Bu anlamlı söz ile, insanoğlunun önüne serdiği geniş ufuk ve gösterdiği hedef ile, müslüman gayri müslim demeden her insanın çerçeveleterek yatağının başucuna asıp, ibret alması ve insanlık için neler düşünüp, neler yapabileceğine işaret etmesi itibariyle tam bir öğüt ve uyarıcıdır. Mutlu bir gençlik yetiştirmek ülkenin bekası bakımından çok önemlidir. Mutlu gençliğin yetişmesi için tek tip milli ve manevi kültür verilmesi gereklidir.

Kültür karmaşası ortamında yetişen Amerikalı gençleri kapsayan yapılan neticesinde; American Journal of Epidemlology dergisinde yayımlanan araştırma da bilim insanları, ailesiyle veya kendi başı dini törenlere katılan 8-14 yaş grubundaki yaklaşık 5000 kişinin 20 li yaşlarına kadar geçirdikleri fiziksel ve zihinsel gelişimini izledi. Araştırma sonucunda, haftada en az bir kez dini hizmete katılan çocuk veya gençlerin, 20'li yaşlarına geldiğinde, dini hizmetlere hiç katılmamış olanlara göre yüzde 18 daha fazla mutlu olduklarını bildirdikleri kaydedildi.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın