Mor Yelek...

Kadın cinayetlerinin gündeme taşındığı ve sanki birisi düğmeye basmış gibi kadın cinayetinin, tacizinin arttığı bu günlerde kadınlarımızlailgili bir şeyler de ben yazayım dedim.

Gerçikadınlarımız için gereken her şeyi yazmamız lazım ve sık sık bu konuya değineceğiz,yazacağız.

Bu konuda ki haberlere elimizden geldiğince geniş yer vereceğiz.

Çok sevdiğim birdostum yollamışaşağıda ki yazıyı. İşte Türk kadınına verilen özgürlük ve değer budur dedirten bu yazıyı aynen yayınlıyorum;

"Yörük Türklerinde katuna (kadına) verilen değer...
''Okursanız belki #EmineBulut için "Mor renkte buluşuruz"
Yörük kızlarının çeyiz bohçasına önce Mor Cepken konur. Çevresi sarı simgelerle işlenmiş, yelek biçiminde, mor renkli bir giysidir. Yörük kızları sevdikleriyle evlenirlerdi. Başlık parası gibi alışkanlıkları yoktu.
Mor Cepken evlilikte yeri, zamanı geldiğinde, darda kalan yörük kadınının erkeğine karşı kullandığı boşanma özgürlüğünün bir simgesidir. Mor renk ihanete uğramış, aldatılmış, aşkın rengidir. “Mor Çatı” adı oradan gelir.
Evli yörük kadını, ihanete uğrayınca ya da kocası tarafından aşağılanıp 'dövülünce', bir biçimde Mor Cepken’i giyip herkesin görebileceği bir yere oturursa, “ben bu adamı boşadım” demektir.
O zaman akan sular durur, herkes işini gücünü bırakır. Köyün ileri gelen kadınları (ebeleri) Mor Cepken giyen kadının çevresini alırlar. Boşadığı kocası ise evinden dışarı çıkamaz, kahveye gidemez, kimse yüzüne bakmaz.
Büyük ödün verip de karısına Mor Cepken’i çıkartamazsa yaşamı boyu dul kalacaktır. Kimse ona (köy tabiri) kör, şaşı kızını bile vermez. Öylece kala kalır.
Ne diyeyim, elimizden bir şey gelmiyor ama hiç değilse #EmineBulut adına belki tüm ülke her yeri mora çevirir...'' 
Alıntı:Göksel Göktürk"

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın