Medeniyetçilik...

Osmanlı’nın son döneminde medeniyetçilik, Tanzimat devrinin ideolojisi olarak devreye sokuldu. Mustafa Reşit Paşa dan Sultan Abdulaziz’e hep medeniyetçiliğin tarifi yapmaya çalışarak, İlk seküler kutsallık davasının önderi olma Reşit Paşa’ya nasip oldu. Şinasi, Mustafa Reşit Paşa için “medeniyetin Resulü” ifadesinden anlaşılacağı gibi, o artık kutsallaşmıştı. M.Reşit Paşa medeniyeti ülkeye taşıma görevi ile medeniyeti ülkeye taşıdığı ölçüde Seküler kültür kişi oluşturma teşebbüsünün merkezinde yer alacaktı.

Kemalist söylemde yeni insan yaratmak hususunda harekete geçirilen kavram kültür olur. Aslında medeniyet ve kültür ayrı şeylerdir. Bu konuda Atatürk’ün şöyle bir ifadesi bulunmakta; “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.”(Afet İnan)

Kemalizmin yaratmak istediği yeni insanın en ayrıcalıklı vasfı medeni olmasıdır. Kültür politikası, Batılılaşmaya ve”yeni insan yaratmaya” hizmet ettiği oranda, Kemalist rejimin asli uğraşı haline gelir. Bu bağlamda Mustafa Kemal’in, Ziya Gökalp’in aksine, kültür ve medeniyet arasında bir ayırıma gitmemektedir. (İlbeyi Özer)

Kemalizmin mücahitlerinden Mahmut Esat Bozkurt ifadesiyle; “Türk ihtilalinin kararı, Batı medeniyetini kayıtsız şartsız kendisine mal etmek, benimsemektir. Bu karar o kadar kesin bir azme dayanmaktadır ki, önüne çıkacaklar, demir ile, ateşle yok edilmeye mahkumdurlar.”

Teşkilat-ı Esasiye’de devletin dini İslam dinidir yazısının kaldırılması hakkında konuşuluyormuş. Evvele Tevfik Rüştü dedi;”Ben kanaatimi millet kürsüsünden dahi haykırırım. Kimseden korkmam.” Ne olduğunu anlamadığımı söyledim. Bunu takibe Mahmut Esat Bey dedi ki; “Türkler İslamiyeti kabul ettiklerinden bu halde kaldılar,İslamiyet terakkiye manidir.” Buna da cevap verdim. Fethi Bey söze atıldı: “Evet Türkler İslamiyeti kabul ettiklerinden böyle kaldılar” dedi. “İslam kaldıkça da bu halde kalmaya mahkümdurlar.” Şiddetle ret ettim. Türkler İslam olmasaydı Bizans’ın esiri olurdu.diye izahat verdim. (K.Karabekir Günlüklerinden)

Atatürk türkiyesinin muasır medeniyet seviyesine çıkmak Batının kültürünü alarak değil bilim ve teknolojisini almak ile mümkündür. Bu da Türk-İslam kültürünü ve Atatürk’ün idealini rehber edinmek yerli ve milli bir yaklaşımdır. Atatürk’ün dediği gibi; “kökü dışarıda akımlar ile hareket etmem” ifadesi her zaman dikkate alınmalıdır.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın