Kadına Şiddet Sokakta Çözülmez!...

 - Kendini medeniyet ve gelişmişliğin merkezi olarak gören Avrupa’nın demokrasi ve insan haklarının kaynağı olduğu zannedilir. Oysa, Günümüzde kadın istismarı modernize edilerek devam etmektedir.

Bir kadın yazar da diyor ki:

(Ne zaman bir fuara gitsem, bacaklarını açıp son model arabaların üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görsem içim kalkıyor, midem bulanıyor. Ve şaşıyorum: İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar? Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke doluyor içim.)

SİYONİSTLER HANIMLARI SEX OBJESİ HALİNE GETİREREK SÖMÜRÜYORLAR...

- Ortaçağ’da kadının, bütün kötülüklerin sebebi olarak görülmesidir. Çünkü kadın, aldatıcı ve baştan çıkarıcı bir özelliğe sahiptir. O dönemde kadına bakış açısı, bunu göstermektedir. .

Kilise öğretilerine karşı gelenler cadı olarak takibe ve işkenceye maruz kalıyorlardı. Kilise kadınlara karşı cadılık algısı nedeni ile zalimce bir politika yürütüyorlardı. Kilise bununla beraber kadınları zayıf varlıklar olarak görmeleri nedeniyle cadılık bahanesi ile baskı uyguluyorlardı.

Batıda Cadı avının sözde aydınlanma dönemine denk gelmesi aydınlanma sürecine yanlışlar ile doğruyu bulma şeklide yaklaşmaları kadın istismarında düşünsel olarak bir değişiklik getirmemiştir. Ancak suç. ve ceza baskısından kurtulmuştur.

İslam Endülüs Emevi Devletinin bilhassa kadınlar konusunda oldukça fazla etkisi olmuştur.

Daha önce de yukarıda bahsettiğimiz üzere Endülüs‟te istikrarın sağlanması Endülüs Emevi Dönemin‟de olmuştur. Her anlamda huzur, güven ve refahın yaşandığı bu dönemde kadınlar da hayatın her alanında kendilerine yer bulmuşlardır. Bu kadınlar arasında doktor ve öğretmenler olduğu gibi şairler de vardı. . Hatta halife Abdurrahman ed-Dâhil, Medine‟den bazı kadın sanatçıları getirterek onlara bir yer tahsis etmiş ve sanatlarını Endülüs‟te icra etmelerini sağlamıştı.

İslamiyetten önce Arap dünyasında kadının durumu hiç de Ortaçağ Avrupa’sından farkı yoktu. Kızlarını diri diri gömerler, kadınları alınır satılır bir eşya gibiydi. Hiçbir hakkı hukuku yoktu.

Gelelim günümüz Türkiye’sinde kadına şiddet ve kadın cinayetleri konusuna:

Evet kadınlar son zamanlarda şiddete maruz kalıyor ve cinayetlere kurban gidiyorlar. Birincisi bu durumu yalnız erkek faktörüne bağlamak haksızlık olur. Kadının da katkısı olduğunu olayların gelişmesi gösteriyor. Toplum Türk-İslam ahlakından ve kültüründen uzaklaştıkça kadın-erkek ilişkileri aile yapısı bozuluyor.

Kadınlar, İslam dininin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzuru, hürriyeti bilmiş olsalar, bütün dünya kadınları, hemen Müslüman olurlardı. Elbette Osmanlının son dönemlerinde; Batı’dan gelen Feminist rüzgarlardan aileyi koruma tedbirlerinde bazı ifratlar olmuştur.

Kadın, Müslümanlıkta sultandır. Dinimiz kadına çok değer vermiş, erkeğe de çok mesuliyet yüklemiştir. İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda değildir. Evli ise erkeği, evli değilse babası, babası da yoksa, en yakın akrabası çalışıp onun her ihtiyacını karşılamaya mecburdur. Kendisine bakacak hiç kimsesi bulunmayan kadına, devletin yardım sandığı bakar.

Müslüman kadının ev işi yapması bir ihsandır, çok sevaptır. Zorla yaptırılamaz. Resulullah efendimizin zamanından bugüne kadar, Müslüman kadınlar bu ihsanı yapmıştır. PEYGAMBERİMİZ, ÇORABINI HANIMINA DEĞİL BİZZAT KENDİSİ YAMAMIŞTIR.

Her kadın, bir erkeğin ya kızıdır, ya kardeşidir, yahut hanımı veya annesidir. Kadınlara kötü şeyler reva görülmemeli, onlara layık olduğu değer verilmelidir. (R. Nasıhin)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Bir mümin, kötü huylu diye hanımına kızmasın! İyi huyu da olur.) [Müslim]

(Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!) [İbni Lal]

(Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahü teâlâ sever, rızklarını artırır.) [İ.Lâl]

(En iyi Müslüman, hanımına en iyi davranandır. İçinizde, hanımına en iyi davranan benim.) [Nesai] (Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azat etmiş sevabı yazılır.) [R.Nasıhin]

(Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.) [İ.Asakir]

Kaymakamlık yasağına kadınlardan cevap: Kadınların değil, erkek şiddetinin engellendiği bir dünya için Taksim sokaklarına çağırıyoruz kadınlar birlikte güçlü feminist kadın yürüyüşü Açıklama şöyle denildi: "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nü yasaklamak tüm kadınların her gün karşı karşıya kaldığı şiddeti görünmez kılmak demektir. Kadınların değil, erkek şiddetinin engellendiği bir dünya için 25 Kasım'a sahip çıkmaya Taksim sokaklarına çağırıyoruz; çağrımızı tekrarlıyoruz."

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın