İnsan Onuru...

Onurun sözlük manası, “insanın kendisine ait duyduğu saygı, şeref, haysiyet ve izzetinefis”; “başkalarının nazarında , şeref, itibar” olarak beklenir. Hukuk terimi olarak “şeref, haysiyet” şeklinde ifade ediliyor. Haysiyetin anlamı da “değer, saygınlık ve itibar” olarak belirleniyor.

Birleşmiş Milletlerin 1948 yılında aldığı evrensel karara göre; “Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir”.Bu beyanname buz üzerine yazıldığı için günümüze kadar gelememiştir.

Türkiye’de olduğu gibi dünyada da bu evrensel beyannameyi uygulayan ülke görülmemiştir. Onurlu insan olmak erdemdir. Örnek; Atatürk’ün Kurtuluş Savaşını yokluklar ve zorluklar içinde Türk Milletinin Milli mücadelesinin onurlu bir direnişini planlayıp düşmana karşı savaşarak ülke bağımsızlığımızın yok edilmesini onurlu bir mücadele ile kurtarmasıdır. Milletimizin bu onurlu mücadelesinin başka bir örneği dünyada bulunmamaktadır.

Bu günün dünyasında onurlu yaşamanın maalesef ağır bedellerini ödemek durumu ile karşılaşabiliyor insan. Aynı zamanda onurlu yaşamanın diğer bir yanı cesur olmaktan geçiyor.

Onurlu insanda dışa yansıyan bazı tezahürler:

1- Onur ve şeref, ancak olgun bir kişilikte tezahür eder. Onurlu bir kişinin özgüveni yüksektir, güzel ahlak ve fazilet davranış biçimidir.

2- İlkeli ve dürüst yaşam, onurun temel şartıdır. Onurlu kişi, sözün doğrusunu ve güzelini söyler, işin faydalı olanını yapar ve tutarlı davranışlar sergiler.

.3- Mala ve kişisel menfaate karşı müstağni yaklaşım, onurlunun ilkesel tercihidir. Onurlu kişi, kimseye el açmadan yaşar, kimseye muhtaç olmayacak bir iş yapar, kısaca kendi yağı ile kavrulur.

4- Sorumluluk duygusu ve sosyal duyarlılık, onurlunun asli görevlerindendir. Onurlu kişi, verdiği sözde durur ve sorumluluklarını yerine getirir.

5- Bilgi, bilinç ve hikmet, onurlunun ana sermayesidir. Onurlu kişi, şahıs, olay ve düşünceleri, bilgi ve hikmetle değerlendirir.

6- Hak ve hukuka riayet, onurlunun temel prensibidir. Onurlu kişi, hakkına razı olur, hak ettiğiyle yetinir, kendisine ve başkasına haksızlık yapılmasına da asla razı olmaz. Onurlu kişi, “Haksızlık karşısında susan, hakkı ile birlikte şerefini de kaybeder.” sözünü kendisine düstur edinir.

7- Vakar, onurlunun en müşahhas hâlidir. Onurlu kişi, vakar ile tekebbürü (büyüklenme) tevazu ile tezellülü (aşağılık kompleksi) birbirine karıştırmaz. Onurlu insan adildir, daima haklıdan ve mazlumdan yanadır, kişisel ikbali için insanları kullanmaz, Bahaneler uydurarak masum insanları suçlamaz. Hile ve yolsuzluk yapanlara karşı tavırlıdır, çıkarı için kimsenin dalkavukluğunu yapmaz ve insan haklarına saygılıdır.

İşte bu duruşlar neden ile onurlu insan özgürlükleri kısıtlayan, belli zümrelere ayrıcalık tanıyan hukuk ve adaleti yetersiz olan ülkelerde onurlu insan olarak yaşamak cesaret ister. Yolsuzlukların, hukuksuzlukların , hırsızlıkların çok sayıda dalaverelerin, komploların , tuzakların, kıskanç ve haset olanların, bencil olanların, kendi dininden veya inanç gurubundan olmayanları dışlayanların, ötekileştirmeleri rant elde etmek için kullananların çok sayıda olduğu topluluklarda onurlu yaşamak isteyenlerin işi oldukça zordur.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın