Hukuk, Adalet, Kanun...

Hukuk olmadan adalet tesis edilebilir mi? Adalet olmaksızın hukukun sağladığı görünürdeki düzen ve işleyişin pratik değeri nedir? Hangi hukuk veya hangi hukukla nerede, nereye kadar? Herkesin kendine göre bir “adalet” anlayışından bahsetmek, adaletin bizatihi olumluluğu, üst ve belirleyici bir değer oluşuyla ne denli örtüşen bir nitelemedir?

Hukukun yaslarla belirleyici olmasına rağmen Adalet başlı başına özgür bir kavramdır..
Hukuk düzeni yasalar ile belirlenen hudutlar dahilinde yürütülür. Yasaların hududunu çizen yine insanlardır. Anayasaların bile tanınmadığı bir ortamda hukuku düzenleyen yasalara nasıl itimat edilir?

Bir devletin ve idarecileri başarılı bir yönetm sergilemek; insanların takdirini kazanmak ile beraber ülkenin hızlı kalkınmasını, başta eğitim olmak üzere tüm kurumlarının verimli çalışmasını; yolsuzluk,suiistimal, tecavüz, zulmün ve şiddetin önlenmesi için ADALET, KANUN VE HUKUK değerlerine titiz davranmaları en önemli sorumluluklarıdır.

John Rawls ‘Bir Adalet Teorisi’ isimli eserinde adalet kavramı ve kurumuyla ilgili olarak ders niteliği taşıyan şunları yazıyor: ‘Düşünce sisteminin bir gerçeği olarak adalet, sosyal kurumların en önde gelen erdemidir… Eğer adalet, bir bütün olarak toplumun refahını sağlayamayacak ise, hiç kimse adalet üzerindeki bozulmalara sahip çıkmamalıdır. Zira adalet, başkalarıyla paylaşılan daha büyük bir iyi için hak olarak kabul edilen özgürlük kaybını reddeder… Bundan dolayı, adil bir toplumda yurttaşların eşit özgürlükleri çözümlenmiş olmalıdır. Adalet tarafından korunan haklar, sosyal menfaatlerin hesaplanmasına veya siyasal pazarlıklara konu olmamalıdır… Aynı şekilde, adaletsizlik, sadece daha büyük bir adaletsizlikten kaçınmak için hoş karşılanmalıdır. İnsani faaliyetlerin birincil erdemleri olan hakikatten ve adaletten asla ödün verilmemelidir.’

"Siz ey imana ermiş olanlar! İnsaf ile hakikate şahitlik yaparak Allah'a bağlılığınızda sıkı durun. Ve herhangi bir kimseye karşı nefretiniz sizi adaletten sapma günahına itmesin. Adil olun..." (5/Maide), ayattaki adalet, yalnızca vatandaşların kalbinde ve ruhlarında ikamet eder.
Platon

Söylendiği gibi adalet anlayışı kişiden kişiye, toplumdan topluma değişir.
Aslında adaletin tek bir yön ve anlamı olmadığından, gerçekleşip gerçekleşmediğini saptamak da zordur. İdeal denge ve düzen mutlaka bir kesim veya bir grup insan için uygun olmayabilir.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın