Hukuk...

 

Bir ülkenin itidal ve düzen içerisinde olmasını bir bedenin sağlıklı olmasına benzetebiliriz, düzensizliklerin baş göstermesi ve kargaşa ortamının ortaya çıkmasını da bünyenin hastalıklı halde olduğunu söyleyebiliriz.

Bu hastalıklı bünyeyi iyileştirmek Devlet başkanının sorumluluğundadır. Ülkeyi meydana getiren her bir unsurun, kendisine uygun ve layık olduğu düzeyde bir, zenginlik ve makam itibariyle hak ettiği seviyeye çıkması halinde ülkede düzensizlik ve hastalıklı haller ortadan kalkacaktır.

Yani huzur güven içinde medeni bir toplum meydana getirmek için Devlet Başkanının adil, hukuka dayalı, insan hakları ve düşünce özgürlüğünü esas alan bir bir yönetim kurması halinde; devleti meydana getiren fertler arasında anlaşma ve kaynaşma meydana gelecektir.

Neticede, devletin üstünlüğü, yüceliği ve dış itibarı ebedileşir. Toplumda anlaşma ve dayanışmanın önemini belirten İslam düşünürleri olduğu gibi, Alman tarih ekolüne mensup düşünürler de bukunmaktadır.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın