Hoş Geldiniz Gençler...

Mustafa Kemal Atatürk Genliğe hitabesind;

"Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" demiş.

Yani Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etme görevini Türk Gençliğine vermiş. 

Peki Ulu Önder'in bu görevi verdiği genliğe biz ne verdik. 

Ya da ne veremedik?

İşte işin püf noktası burada...

Gençliğe okul verdik ama okumaları için yeterli maddi olanak veremedik...

Gençliğe diploma verdik ama diploması çerçevesinde iş veremedik.

Şimdiben "Maddi imkanlrımız kısıtlı. Ancak bu kadar berebiliyoruz" diyeceğim, içinizden kim bilir kaç kişli kalkıp "İmkanlarınız kısıtlı ise Suriyeli gençlereaylık bilmem ne kadar yardımı nasıl yapıyorsunuz?" diyeceksiniz.

Düşündük taşındık elimizden gelenleri ortaya koyduk ve gençlerimize neler veririz diye bir program yaptık.

Kentlerde,Kent Konseyleri önemli sorumluluklar taşır. Projeler üretir, bu projelerin büyük bir çoğunluğunu ilgili makamlara kabul ettirir ve hayata geçirtir.

Biz yeni projeler üreten, yaşadığı kente hizmeti amaç edinen gençlerimizi bir araya topladık ve Kent Konseyinde görev almaları için çalışmaya başladık.

Ve ilk başarıyı bu gün kazandık.

Nagihan Belkıs ile Emine Kılıç isimli ikigençkızımızı Seferihisar Kent Konseyi Kadın Meclisi seçimlerine soktuk.

Onlar artık Kent Konseyi Kadın Meclisinde kentimize hizmet verecekler....

Haydi gençler kendinizi gösterin. Kentimizde ki Sivil Toplum Örgütlerinde görev alın.

Atatürk'ün size emanet ettiği Türk istiklalini, istikbalini ve Cumhuriyetine sahip çıkın...

Hoş geldiniz gençler...

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın