Güçlü ve Bağımsız Medya,

 Demokrasinin ve insan haklarının güçlü olduğu ülkelerde, yasama, yürütme ve yargının yanında dördüncü güç olarak medya eklenir.

Medya, toplum adına işleyen en önemli denetim mekanizması olmakla kalmayıp yönetimin şeffaflığı açısından da neredeyse tek kaynaktır.

Medya açısından bakıldığında; asıl olan etkili olmaktır. Bu etki alanını sağlamak da kamuoyunda tutarlı olmaktan, inandırıcı olmaktan geçmektedir.

Kamuoyunun bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi ve istenildiği gibi harekete geçirilmesi medyanın siyaset üzerindeki etkisini göstermek adına önem taşımaktadır. Kitle iletişim araçlarının bağımsız bir şekilde hareket edebilmeleri; toplumun bu araçlardan beklentileri görev ve sorumluluk açısından önemlidir. Bağımsız ya da objektif hareket edemeyen kitle iletişim araçlarına toplumun saygı duyması ve güvenmesi mümkün değildir

Medya kuruluşları halk için vardır ve bu kuruluşlara sahip olmak özel imtiyaz kazandırmaz. Mülkiyet olarak özel kişi ya da kuruluşlara ait olan medya kuruluşları yalnızca hedef kitle ve medya patronlarına karşı değil, geniş oranda topluma karşı sorumludur. Basın bu sorumluluğun bilinci ile bireyleri ve kurumları hedef alan aşağlayıcı tutum ve davranışlardan kaçınmaları kendilerine saygınlık kazandırır.

Türkiye'de Başbakanın basın konferanslarına hangi gazetecilerin gidebileceğini Başbakan kendisi tayin eder. Bu tayin basın camiasında hükümetin basını anlayışını ortaya koyuyor. Amerika'da ise Başkan böyle bir tercih hakkını kullanmağa kalkışacak olsa ,gazeteler hiç şüphesiz bunu basın hürriyetine ağır bir müdahale sayar ve basın konferanslarında temsilci bulundurmamayı herhalde daha uygun görürler.

Temennimiz odur ki, Devletine, milletine saygılı bir basın ve siyasetin de basın özgürlüğüne dikkat eden bir tutum içinde olmasıdır.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın