Gençlik Eğitimi Ülkenin Bekasıyla İlişkilidir.

 Eğitimin insan hayatını kolaylaştırdığı ve daha yaşanılır kıldığı tartışmasız bilinen bir gerçektir.

İnsanoğlunun eski çağlardan dan modern ortama transfer olması, küçük bir toprak parçasından tüm dünyaya ulaşması ve hatta uzaya bile gidebiliyor olması eğitimin sonucudur.

Bu hızlı teknolojik değişime ayak uydrabilmek için özellikle çocuklarımız için doğru ve etkin bir eğitim sürecinden geçmeleri gerektiği açıktır. Bu neden ile çocukların eğitimi ebeveyler için bir sorumluluk, hatta mecburiyettir.

Ülkesini ve çocuğunu seven her anne-baba çocuğunun kendisine, vatanına ve çevresine faydalı bir birey olmasını arzu eder. Maalesef günümüzdeki eğitim sistemi ve kadroları ailenin çocukları konusunda gösterdiği hassasiyetin farkında değiller.

Öğretim de bile dünya sıralamasında gerilerde olmamız ile birlikte; çocukları ileriye dönük hayata uyum sağlayacak; yabancı kültür ve çağdaş yaşam adı altında yozlaşmanın menfi rüzgarlarından koruyacak milli kültürümüze dayalı bir proğramları bulunmamaktadır.

Sayın Milli Eğim Bakanının ailelere tavsiyesi; "Salın çayıra, Allah kayıra" demeye getiriyor;. “Bırakın onlar kendi zamanlarını yaşasınlar” "Anne babalardan bir ricası olduğunu söyleyen Bakan Ziya Selçuk, “Bu çocuklarla siz aynı tarihte yaşıyorsunuz fakat aynı zamanda yaşamıyorsunuz.

Bırakın onlar kendi zamanlarını yaşasınlar. Ve kendi geçmişinizde yaşadıklarınızdan etkilenerek onların hayatını biçimlendirmeye, formatlandırmaya çalışmayın. Onları başka bir gelecek bekliyor. Bırakın kendi zamanlarına göre yetişsinler" diyor.

Çocuk eğitimi, anne ve babanın müşterek görevidir. Bizim kültürümüzde, "çocuklarınız ile 7 yaşına kadar oynayın." 15 yaşına kadar onlarla arkadaş olun 15 inden sonra görüşlerine önem vererek istişare edin" Çocuk bu sayede ailede sorumluluk alan bir fert olarak yetişmesi sağlanır. Sağlam aile, sağlam kişilik , sağlam çevre, sağlam toplum ve sağlam devlet demektir.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın