Eğitim Sistemimiz-2

Hüseyin Rahmi Gürpınar, ilk romanı Şık’tan sonra olgunluk dönemi romanları diyebileceğimiz Mürebbiye ve Şıpsevdi’de Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasının toplum yapısında doğurduğu olumsuz sonuçları işlemiştir. Bunlar, bir bakıma Batı’ya neredeyse kayıtsız şartsız bağlanmış Tanzimat aydınlarına eleştiri olarak da değerlendirilebilir.

19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğunda, daha doğrusu Tanzimat döneminde iyi gelir sahibi aileler, evlerine, Batılı tarzda modern bir eğitim verebilmek için yabancı uyruklu mürebbiyeler almaktaydılar. Bu uygulama bir müddet sonra zengin aileler arasında moda, hatta sosyal statünün bir göstergesi hâline gelmiştir.

Osmanlı’da örgütlenen Fransa bağlantılı kripto Tanzimatçılar ve onların etkisinde kalan Osmanlı üst düzey yöneticiler, bazı paşalar ve zenginlerden oluşan Batı hayranı şımarık aileler Batılıların eğitim yoluyla Osmanlı’yı çürütme hamlesini görmezden geldiler. Sonuçta Anadolu’yu bile çok gören Emperyalistlerin karşısına M.Kemal ve arkadaşları çıkarak ve de M.Kemal’in diplomasi dehası nedeni ile Anadolu’yu kurtarabildik.

Tarihini bilmeyen ve dolayısıyla tarihten ders alamayanlar; Türk düşmanlarının Eğitim ve kültür yoluyla sinsice yapmaya çalıştıkları operasyonların farkına varamaz ve onlar ile birlikte halay çekerler.

Azınlık Okulları İlk dönemler okuma yazma öğretilip dinî ve kültürel eğitimler verilen bu okullar devlet denetiminden uzak kalmıştır. Buralarda öğretmen olarak genellikle papazlar görev yapmıştır.

Dünyada milliyetçilik hareketlerinin başlaması üzerine, azınlıkların açtığı Rum, Ermeni ve Yahudi okulları da milliyetçilik fikrinin yayılmaya başladığı kurumlara dönüşmüştür. Bu okullarda bağımsızlık propagandaları yapılmıştır. Yabancı Okullar İlk dönemler okuma yazma öğretilip dinî ve kültürel eğitimler verilen bu okullar devlet denetiminden uzak kalmıştır. Buralarda öğretmen olarak genellikle papazlar görev yapmıştır. Dünyada milliyetçilik hareketlerinin başlaması üzerine, azınlıkların açtığı Rum, Ermeni ve Yahudi okulları da milliyetçilik fikrinin yayılmaya başladığı kurumlara dönüşmüştür. Bu okullarda bağımsızlık propagandaları yapılmıştır. Daha sonraki dönemlerde kapitülasyonları bahane eden birçok ülke Osmanlı Devleti’nde okullar açmaya devam etmiş, 1839 yılına kadar Katolik Mezhebi’ne mensup Hristiyanların açtığı okulların sayısı 40’a ulaşmıştır. Misyonerlik faaliyetlerine başlamışlardır.

Lozan Antlaşması ile birlikte gayrimüslim ve yabancı okullara tanınan ayrıcalıklar tamamen kaldırılmış, bu okulların Türk kanun ve yönetmeliklerine tabi olmaları sağlanmıştır.

Şu anda ülkemizde Fransa-7. İngiltere -2, ABD -9, İtalya -4, ALM-1, AVUSTURYA-2, YUNAN-1 toplam 26 adet yabancı ülke okulu Türk gençlerine eğitim veriyor.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın