Eğiti Sistemimiz-1

Eğitimin insan hayatını kolaylaştırdığı ve daha yaşanılır kıldığı tartışmasız bilinen bir gerçektir. İnsanoğlunun eski çağlardan modern ortama transfer olması, küçük bir toprak parçasından tüm dünyaya ulaşması ve hatta uzaya bile gidebiliyor olması eğitimin sonucudur. Bu hızlı teknolojik değişime ayak uydurabilmek için özellikle çocuklarımız için doğru ve etkin bir eğitim sürecinden geçmeleri gerektiği açıktır.

Bu neden ile çocukların eğitimi ebeveyler için bir sorumluluk, hatta mecburiyettir. Ülkesini ve çocuğunu seven her anne-baba çocuğunun kendisine, vatanına ve çevresine faydalı bir birey olmasını arzu eder. Maalesef günümüzdeki eğitim sistemi ve kadroları ailenin çocukları konusunda gösterdiği hassasiyetin farkında değiller. Devlet, mutlak milli kültür ile bezenmiş bir Eğitim programı uygulamalıdır.

Öğretim de bile dünya sıralamasında gerilerde olmamız bize geleceğimiz açısından umut vermiyor. Çocuklarımızı ileriye dönük çağdaş teknolojiyi yakalayabilecek ve hayata uyum sağlayacak bireyler olarak yetiştirmemiz yanında; yabancı kültür ve çağdaş yaşam adı altında yozlaşmanın menfi rüzgarlarından koruyacak tedbirlerin alınmasını yetkililerden bekliyoruz. Sayın Milli Eğim Bakanının ailelere tavsiyesi; "Salın çayıra, Allah kayıra" demeye getiriyor;. “Bırakın onlar kendi zamanlarını yaşasınlar” "Anne babalardan bir ricası olduğunu söyleyen Bakan Ziya Selçuk, “Bu çocuklarla siz aynı tarihte yaşıyorsunuz fakat aynı zamanda yaşamıyorsunuz.

Bırakın onlar kendi zamanlarını yaşasınlar. Ve kendi geçmişinizde yaşadıklarınızdan etkilenerek onların hayatını biçimlendirmeye, formatlandırmaya çalışmayın. Onları başka bir gelecek bekliyor. Bırakın kendi zamanlarına göre yetişsinler" diyor.

Bu tavsiye tamamen Osmanlı’nın 1860 lardan sonra Eğitimcilerin, monşerlerin ve elit tabakanın yabancı okul ve Fransız mürebbiye modacılarının tavsiyesine benziyor. Bu konuyu da 2. yazımda ele alacağım.

Çocuk eğitimi, anne ve babanın müşterek görevidir. İslam Peygamberi’nin bizlere tavsiyesi, "çocuklarınız ile 7 yaşına kadar oynayın." 15 yaşına kadar onlarla arkadaş olun 15 inden sonra görüşlerine önem vererek istişare edin" Çocuk bu sayede ailede sorumluluk alan bir fert olarak yetişmesi sağlanır.

Sağlam aile, sağlam kişilik , sağlam çevre, sağlam toplum ve sağlam devlet demektir.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın