Dünya Dostluk Günü imiş...

 Her insanın yaşamı boyunca samimi olacağı, seveceği, hislerini paylaşabileceği dostlara ihtiyacı vardır. İnsanın bu tip çok samimi dostları da vardır. Dostluklar, çıkar ve ileriye dönük beklentiler olmadan kurulan dostluklar sürekli olurlar. İnsan, kendisine düşmanca davranılmadığı müddetçe tüm insanlara dost gözü ile bakması sulh ve huzuru sağlar..

Türk-İslam kültüründeki dostluk anlayışı Batı’nın anlayışından farklıdır. Bizim kültürümüzde dostluk görsünler kabilinden yüzeysel değil, kendisi için istediğini dostu için de istemek ve sorumluluk yüklenmek ile beraber ahde vefa içerir. Ayrıca dostluk maddi manevi sorumluluk, gönül birlikteliği, sevgi, saygı ve kardeşliktir.

Mevlana’dan dostluk adına anlamlı bir söylem: “İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz. Boşa gitmez ne kadar güvenseniz. Dibini görürsünüz her şey meydanda. Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda. İçi dışı birdir çekinme ondan. Her sözü içtendir, her davranışı candan…”

Gerçek dostluk çok zor elde edilir. Ama bu duygu dünyadaki pekçok duygunun üstündedir. Gerçek bir dost bulan kişiler bu dünyadaki şanslı insanlardır. Eğer sizin de gerçek anlamda bir dostunuz varsa ona sımsıkı sarılın ve hiç bırakmayın. Çünkü dost karların içinde açan bir çiçek gibidir. Onu bulduktan sonra kendisine gereken değeri vererek asla kaybetmemek gerekir.

Son bir sözle; 3 Çeşit Dost Vardır :

1-Su gibidir : Her Zaman İhtiyacın Olur.

2- İlaç Gibidir : Sadece Gerektiğinde İhtiyacın Olur.

3- Mikrop Gibidir : O gelip Seni Bulur.

Şimdi gelelim dünya dostluk gününe! Barış Kültürü konusunda Eylem Programı ve Deklerasyonu (A/RES/53/243) 1999 yılında kabul edildi ve ülkelerde, kurumlarda ve bireylerde barış kültürünün hakim olabilmesi için 8 başlık belirlendi:

*Eğitim yoluyla barış kültürü oluşturmak; *Sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişmeyi artırmak; *İnsan Haklarına saygıyı yükseltmek; *Kadın ve erkek eşitliğini gerçekleştirmek; *Demokratik katılımı artırmak; *Anlayış, tolerans ve dayanışmayı güçlendirmek; *Katılımcı iletişimi ve bilginin serbestçe dolaşımını desteklemek; *Uluslararası barış ve güvenliği desteklemek. Bu sekiz başlığa tek tek baktıp incelediğimizde hiçbir madde insan hırs ve egosunu aşıp gerçekleştirilemediği gibi tüm insanlık: açlık. sefalet, zulüm, cinayetler ve örtülü savaşların zirve yaptığı bir devir yaşadığı görülür. Hümanist söylemler ile dünya kamu oyunu kontrol etmek isteyen, tüm olumsuzlukların kaynağı bu zihniyet dostluk imajı perdesi altında eylemlerini yürütüyorlar.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın