Doğu Türkistan'a Tarihi Bakış...

Milyonlarca Müslüman Türk ırkdaşımız Doğu Türkistanlıyı toplama kamplarına gönderiyor Kadın, yaşlı, çocuk demeden ÇİN işkencesi uygulanıyor. Kamplarda yığınlar halinde Türklere bilinçli soykırım uygulanıyor. İslam alemi demeyeceğim; Özel alemine dalmış Müslümanların yaşadığı ülkelerden hiçbirinde Uygur Türklerinin derdine deva olacak herhangi bir girişim gözükmüyor.

Oysa Osmanlı zamanında Uygur Türkleri ile çok sıkı siyasi, askeri ve ekonomik ilişkileri bulunmaktaydı. 1864 - 1869 yılları arasında Yakup Bey Hoten, Kuça, Urumçi ve Tuıfandaki yerel beylikleri ortadan kaldırıp merkezi Kaşgar olmak üzere bağımsız bir devlet kurmaya muvaffak olmuştu. Yakup Bey kurmuş olduğu bu devletin tanınması için 1870'te Osmanlı sultanı ve dönemin İslam halifesi Sultan Abdul'aziz’e (Prof. Dr. Halil İnalcık, Osmanlı Devrinde Türk Ordusu, Türk Kültürü, sayı 375, 1994, s. 385) Alimcan İnayet Han bir heyet göndererek kendinin İslam halifesine tabi olduğunu bildirmiş ve Doğu Türkistan'ın bağımsız İslam devleti olarak tanınmasını istemiştir . Bundan çok memnun olan Sultan Abdul'aziz Han Yakup Bey'e " emir'ül müslimin" unvanını lütfetmiştir. Bunun üzerine, Yakup Bey camilerde Halife Sultan Abdul'aziz Han adına hutbe okutmuş ve parayı da Sultan Abdul'aziz Han'ın ismiyle bastırmıştır. Osmanlı Devleti ayrıca Yakup Bey'e Hindistan üzerinden top, tüfek ve askeri eğitim için piyade. süvari ve topçu muallimleri Çerkez Yusuf, İsmail Hakkı Efendi. Zaman Bey'ı göndermiştir. Sultan II. Abdulhamid Han'ın, Sultan Abdulaziz Han'dan sonra bölgeye olan samimi ilgisi zorlu şartlara rağmen sürmüştür. Doğu Türkistan'da Yakup Han Bedevlet'in zehirlenerek öldürülmesi ve Osmanlı'ya biat eden Kaşgar Devleti'nin ortadan kaldırılmış olmasına karşın –her ne kadar mesafenin uzak olmasından dolayı yardım ulaştırılmamış olsa da--, II. Abdulhamid'in Uygurlar aracılığı ile Dunganlar olarak adlandırılan Çinli Müslümanlar ile bağlantı kurduğu görülmektedir.

Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk'ün Türkistan topraklarına gösterdiği yakın alaka tüm tarihçilerin malumudur... O'nun "...Bir gün Sovyetler Birliği dağılacaktır..." diyerek bağımsız Türk Cumhuriyetleri'nin doğuşunu müjdelemesi, Afganistan üzerinden Türkistanlı çocukları eğitim için Türkiye'ye getirmesi, Afgan ve Pakistan subaylarını Harb Okulu'nda okutmaya başlaması ve ders kitaplarında Türklerin tarihinden sitayişle bahsedilmesi ile beraber Türkiye münevverlerinin Türkistan topraklarına bakışı ve ilgisi de değişmeye başlamıştır. Sultan Abdulhamid'in evlatları da, bu manzaradan etkilenerek ve heyecanlanarak ecdatlarının bıraktığı yoldan gitme gayreti içinde olmuşlardır. Bunlardan biri Sultan Abdulhamid'in oğlu Şehzade Mehmet Abit'tir. Diğeri ise Abdulhamid'in büyük oğlu Selim Efendi'nin oğlu Abdulkerim Efendi'dir... Her iki şehzadenin de Türkiye dışında sürgünde olmalarına rağmen Uzak Asya'da Japonya, Çin ve Doğu Türkistan ile babaları ve amcalarının başlattıkları münasebetleri devam ettirme gayreti içinde oldukları görülmektedir.

Maalesef Atatürk’ün ölümünden sonra Doğu Türkistanlı Müslümanlar ile ilgilenen yalnızca ÖZAL olmuştur. En anlamlı buluşma, dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal ile yaşanmıştır. Özal, Alptekin ile görüşüp bölgenin sorunlarını en üst düzeyde dinlerken; Uygur lider de 60 yıldır göğsünde taşıdığı Doğu Türkistan bayrağını Özal’a teslim ederek sembolik anlamda bu davanın yeni liderliğinin Türkiye’de olması gerektiğine işaret etmiş ve destek talebini yinelemiştir. Özal da davaya destek sözü vermiştir.

Maalesef yakın zamana kadar Doğu Türkistan coğrafyası olarak bilinen bölgede yaşayan Müslüman Türkler, yıllardır Komünist Çin yönetiminin baskılarıyla boğuşuyor. Bölgeye “Sincan Uygur Özerk Yönetimi” adını veren Çin Hükümeti, sadece etnik farklılıktan dolayı Çin’deki Türklere zulmediyor. Bölgeye uluslararası gözlemci ve basın mensubunun girmesine izin verilmiyor. Doğu Türkistan Türklüğünün sembol isimlerinden olan Rabia Kader, uzun yıllar hapis yattıktan sonra ABD’ye yerleşmişti. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’ye gelmek isteyen Kader, havalimanından geri döndürülmüştü.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın