Denetimsizlik...

İlk Okulda öğretmenlerimiz Demokrasiden bahsederken;milletin kendi kendini idare etmesidir diye tarif ederlerdi. Meğerse doğruymuş; Şu anda ülke denetimsiz kendi kendini yönetiyor. Yöneten ile deneten iç içe vaziyette olduğu durumda sağlıklı bir denetimin gerçekleşeceği zaten düşünülemez. Toplum bireylerinin toplumsal düzenini sağlamaya dönük Trafik düzeni, hastaneler, belediyeler ve okul yönetimlerinin denetlenmesi başlıca beklentileridir.

Yolsuzluk ve suistimaller ile mücadele de en etkili yapılardan biri, teftiş ve denetim kurullarıdır. Bu kurullar bağımsız olarak çalıştırılmaz, teftiş, denetim ve raporlarına gereken önem verilmez ise, yolsuzluklar ve suıstimallerin önlenmesi olanaksızdır.,.Bu denetimler tarafsız ve liyakatli kişiler tarafından gerçekleştirilirse o takdirde yolsuzlukların önlenmesi gerçekleşebilir. Aynı zamanda denetimlerin ciddiyeti devlet kendini hesap verebilir hale getirirken; vatandaşın da güvenini ve huzurunu sağlamış olur.

Trafiği örnek alırsak; denetimsizlikten tam bir keşmekeşlik içinde. Trafik ekipleri ne zaman para lazım o zaman ekip bulvarları tutuyor ellerinde ceza makbuzları ayda bir iki kere emniyet kemeri veya hız denetimi yapıyorlar. Onun haricinde bulvarlarda araçlar 2. sıra park ediyor karışan yok, otobüs duraklarını ve görme özürlü vatandaşların yürüme yollarına park ediyorlar gören yok. magandalar trafiği alt üst ediyorlar denetleyen yok. Üstelik trafikte motorsikletler ölüm saçıyor dur diyen yok. Bunu örnek olsun diye yazdım. Diğer kuruluşlarında birbirinden farkı yok. Kamu denetimi diye bir denetim mekanizması kalmamış. Böyle olunca da vatandaş kendi kuralları ile; kendi kendini idare ediyor. .

Öz denetime gelince; kişi kendi menfaatlerine öncelik tanımadan, kamunun ve toplumun menfaatleri doğrultusunda toplumun diğer üyelerinin hak ve hukukunu gözetmesi; aile terbiyesi, aldığı eğitim ve çevre faktörleri öz denetimin önemli unsurlardır. Öz denetim bir nevi nefsini ve enaniyetini aşarak kendini ahlaklı, dürüst ve adil olarak yönetmesidir.

Öz denetim sahibi olmak çağdaş birey olmaktır. Maalesef Kamu denetimleri ise; tek adam zihniyeti ile yönetilen ülkelerde raporlar genellikle kitabına uydurularak veya uydurtularak hazırlanıyor.. Netice de, binlerce resmi devlet denetçileri otoritenin emrindeki raportörler haline geliyor.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın