Cumhuriyet...

Dünya’nın ve Ülkemizin içinde bulunduğu bulanık ortamda Cumhuriyetin yıl dönümünde “neşe dolmuyor insan” Her şeye rağmen İstiklal savaşını kazanarak arkasında bizlere Cumhuriyeti hediye eden Atatürk ve arkadaşlarına, fedakar Mehmetçiğe şükranlarımızı sunarız.

Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi. Tüm halkın iradesinin yansıdığı ve Cumhuriyette egemenlik tek bir insana değil, halka aittir.

Demokrasi, demos (halk) ve kratos (yönetim) sözcüklerinden oluşur. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan bir yönetim biçimidir. Cumhuriyet ise, «res publica” sözcüğünden gelmektedir. Halk tarafından seçilen temsilcilerin oluşturduğu parlamentoya dayanan ve başkanı cumhurbaşkanı olan rejimdir.

Cumhurbaşkanı egemenliği elinde bulunduran tüm halkın başkanıdır.

Cumhuriyet idaresine şöyle bir göz atarsak Demokrasinin, Cumhuriyetin olmazsa olmazı olduğunu görürüz. Cumhuriyeti etkisiz hale getirmek üzere Dünyada sermaye çevreleri ve bazı güçler zaman zaman meşru veya gayrimeşru yollardan egemenliği halkın elinden aldıkları görülmüştür. .

Demokrasi, demos (halk) ve kratos (yönetim) sözcüklerinden oluşur. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan bir yönetim biçimidir. Cumhuriyet ise, «res publica” sözcüğünden gelmektedir. Halk tarafından seçilen temsilcilerin oluşturduğu parlamentoya dayanan ve başkanı cumhurbaşkanı olan rejimdir.

Tüm dünyanın bildiği, Batı Avrupa'nin en başarılı demokrat uygulamaları ve iktidarları, İskandinav ülkeleri, Benelüks, İngiltere ve İspanya örneklerinde görüldüğü gibi, Kraliyet yönetimleridir. Halbuki, 20.inci yüzyılın gördüğü kanlı diktatörlüklerin büyük çoğunluğu cumhuriyetlerde ortaya çıkmıştır. Yakın tarihimizde ve komşumuz: Saddam Hüseyin'in Irak'ı bir cumhuriyettir; şeriat devleti İran da cumhuriyettir. Ancak demokrasiden bahsedilemez. Hitler Almanyası ve Stalin Sovyetler Birliği de öyleydi. Siyasi rejimleri tanımlayan, devlet başkanlığının babadan oğula kalıtım yolu ile geçip geçmediği değildir; fiilen ülkenin yönetiminden sorumlu olan kişi ve kadroların oraya nasıl seçildikleri ve hangi hukuki çerçevede ülkeyi yönettikleridir

Cumhuriyet demokrasi ile taçlanmadıktan sonra Cumhuriyet olmaktan çıkıp; dikta rejimlerinin süsü olarak kalıyor.

Cumhuriyetimizi kuran Mustafa Kemal Atatürk “Cumhuriyet fazilettir “ diyor. Bu tecrübelerden edindiğimiz: demokrasi olmazsa Cumhuriyet örtüsü altında faşist idare boy veriyor. Anlaşılıyor ki; Cumhuriyet ilelebet korunabilme bilinçli halkın sahip çıkmasına bağlı

»”Hükümetlerin icraatı menfi olup da millet itiraz etmez ve iktidarı düşürmezse bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.” ATATÜRK

» Türkiye’de Bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk Hükümetinin ilk gayesi, halka hürriyet ve saadet vermek, askerlerimize olduğu kadar sivil halkımıza da iyi bakmaktır. ATATÜRK

» Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur ATATÜRK

» Hükümetlerin icraatı menfi olup da millet itiraz etmez ve iktidarı düşürmezse bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.

ATATÜRK

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın